15/10/2018

DÜNYAYI DEĞİŞTİREBİLECEK GÜÇ

Şükran NAMDAR

Şükran NAMDAR
21 Şubat 2017

Aşağıda Albert Einstein’ın kızına yazdığı mektuplardan birini bulacaksınız:

Albert EINSTEIN, kızı Lieserl’den ona yazmış olduğu mektupları, “mektuptaki açıklamaları toplum kabul etmeye hazır oluncaya kadar” saklamasını istedi.

1980’lerin sonunda ünlü dahinin kızı Lieserl, Albert EİNSTEİN tarafından yazılan 1400 mektubu Hebrew Üniversitesine bağışladı ve mektupların içeriklerinin, “onun ölümünden yirmi yıl sonrasına kadar yayınlanmamasını" istedi. 

…………….

İzafiyet kuramını açıkladığım zaman çok az kişi beni anladı, şimdi insanlığa ulaşması için yazacaklarım da bu dünyada yanlış anlaşılma ve önyargıyla çarpışmaya mahkum.

Mektupları gerektiği sürece korumanı istiyorum, ta ki toplum şimdi açıklayacaklarımı kabul edecek düzeye gelene kadar.

Bilimin açıklayamadığı son derece kuvvetli bir güç var. Bu güç herkesi kapsıyor ve yönetiyor, evrenin çalışmasını sağlayan her olgunun arkasında bile o var ve henüz bizim tarafımızdan tanımlanamadı.

Bu evrensel güç SEVGİDİR.
Bilim insanları, evren için birleşik bir kuram ararken, görülemeyen en kuvvetli evrensel gücü unuttular.

Sevgi Işıktır, onu alıp verenleri aydınlatan.
Sevgi yer çekimidir, çünkü insanların birbirine çekim hissetmelerini sağlar.

Sevgi kuvvettir, çünkü bizdeki en iyiyi çoğaltır, ve insanlığın kör bencilliklerinde tükenmemesine izin verir.

Sevgi için yaşarız ve ölürüz.
Sevgi Allah’tır ve Allah sevgidir.

Bu güç her şeyi açıklar ve yaşama anlam katar. Bu bizim çok uzun süredir göz ardı ettiğimiz bir çelişkidir, çünkü belki insanın evrende kendi özgür iradesiyle kullanamayacağı tek enerji olduğu için sevgiden korkuyoruz.

Sevgiye görünürlük verebilmek için, en ünlü denklemimde basit bir yer değiştirme yaptım.

Eğer E=mc2 yerine, dünyayı iyileştirecek olan enerjinin, ışık hızının karesiyle çarpılacak sevgiyle sağlanabileceğini kabul edersek, şu sonuca varıyoruz: sevgi en kuvvetli güçtür, çünkü sınırı yoktur.
İnsanlığın evrendeki bizim düşmanımız haline gelen diğer güçleri kullanmakta ve kontrol etmekteki başarısızlığından sonra kendimizi başka çeşit bir enerjiyle beslememiz zorunludur.

Eğer türümüzün hayatta kalmasını istiyorsak, eğer hayatta bir anlam bulmamız gerekiyorsa, eğer dünyayı ve içinde yaşayan her duyarlı varlığı kurtarmak istiyorsak, sevgi tek ve biricik cevaptır.

Belki bir sevgi bombası, gezegenimizi harap eden açgözlülük, nefret ve bencilliği tamamen yok edebilecek kadar güçlü bir cihaz, yapmaya hazır değiliz.

Buna rağmen her bireyin enerjisini açığa çıkartmayı bekleyen küçük ama kuvvetli bir jeneratör var.

Bu evrensel enerjiyi almayı ve vermeyi öğrendiğimiz zaman sevgili Lieserl, sevginin hepsini yendiğini, her şeyin ötesine geçtiğini doğrulayabileceğiz, çünkü sevgi hayatın en özlü kısmıdır.

Bütün hayatım boyunca kalbimin içinde sana dair sessizce atanları ifade edemediğim için çok derin bir pişmanlık duyuyorum. Belki artık özür dilemek için çok geç, ama zaman göreceli olduğu için sana söylemem gerekiyor: Seni seviyorum ve nihai cevabı bulduğum için sana teşekkür ederim.

Baban Albert Einstein

Mektubunda sevgi için, “dünyayı değiştirebilecek güç” diyor, gelmiş geçmiş en zeki insanlardan biri. Bir kişinin bir kişiye, bir hayvana ya da bir bitkiye olan sevgisi nelere yol açıyor, biliyorsunuz. Herkesin herkese sevgisini düşünün bir de, ‘dünyayı yerinden oynatır mıyız?’ Oynatırız!

Deneyler gösteriyor ki, evdeki saksı çiçeklerine sevgi dolu sözler söyleyerek, (sevgi titreşimleri göndererek) çiçek açmalarını ya da bol yaprak vermelerini sağlayabiliyoruz. Yine evcil hayvanlar sevgi ortamında, ortalama ömürlerinden çok daha fazla yaşayabiliyorlar. O halde, bütün insanların birbirine ve doğadaki her şeye sevgisi, nelere yol açmaz ki! Birilerinin cebini ve egosunu tatmin eden savaşlar dünyayı yaşanmaz kılarken, dünyayı değiştirme gücü elinizde. Ama kullanılmayan güç, güç değildir. SEVGİYLE…

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları