18/08/2019

YILBAŞI

Şükran NAMDAR

30 Aralık 2016

Neden kutlarsın çocuğunun, eşinin ya da kendinin doğum gününü? Yeni bir yaş almakta olduğundan, yeni yaş için iyi dilekler sunmak istediğinden kutlama yaparsın. Sevgini sunmak için bir bahanedir aslında şu karanlık dünyada bu özel günler. Bir bahane yaratıp evlilik yıldönümü dersin adına, ya da doğum günü, ya da falan filan günü... Yanağa konan iki öpücük, mutluluk dilekleri, güzel ve anlamlı üç-beş saat ile, ara verirsin, hayatın koşturmacasına, derdine, kasavetine. Her gün kurulu saat gibi çalışıp, oraya buraya koştururken makineleşen zihnine, duyguları hatırlatırsın ara sıra. Sonra birileri çıkar “Kutlama” der, anlam veremezsin... “Hep tek tip mi olmalıyız? “Kutla” deyince kutlayan, “kutlama” deyince kutlamayan mı olmalıyız” dersin. Tepki çekersin.

Bir ay önceden kurulurdu Ankara’da Sakarya Caddesinde, tezgahlara dizilmiş, kardan ıslanmasın diye üzeri naylonlarla örtülmüş tebrik kartları sergileri.  Renk renk, büyük küçük, zarflı zarfsız kartpostallar tezgahlara dizilir, rüzgarda uçmasın diye sıra sıra lastiklere sıkıştırılır, sergilenirdi. Pastel tonlarda yapılmış kar manzarası tablolarının reprodüksiyonu olan kartpostallar en sevdiklerimdi benim. Daha o zamanlar, cep telefonlarından toplu olarak atılan, klişeleşmiş ama duygu yoksunu mesajlar yokken, tek tek tüm uzak akraba, eş-dost için zarfı ile birlikte 50 kuruşa alırdık. Eve gelince dolmakalemle özenle yazardık kendi el yazımızla. İyilik dileklerimiz ve tebriklerimiz zarflanır postaya verilirdi yılbaşına en az bir hafta kala. Eee postada gecikmesin de, yılbaşında elinde olsun diye.

Yine bir ay önceden dükkanların vitrinleri süslenirdi, kar havası versin diye camlara pamuklarla dekor yapılırdı. Işıltılı kağıtlarla süslenen vitrinler, sokaklardan geçenlerin gönlüne biraz umut, yüzlerine birer gülümseme yerleştirirdi. Derdimizi tasamızı yaşarken ilaç gibi gelirdi bu aralık ayının şaşaası.

Ve yine yeni yıl geliyor; Yeni gelen yılı bile kutlayacak sevincimiz kalmadı yazık ki. Yılbaşı geldi çattı, hiçbir yerde sevinç, şamata ya da kutlama emaresi göremiyorum. İçimizi kurutan, yaşama sevincimizi günden güne azaltan bir ciddiyet, bir somurtma, bir hüzün. “Oysa her şeye karşın, Allah’a şükretmek, bugünlere ulaşabildiğine sevinmek, yeni bir yılı, umutla ve paylaşarak karşılamak gerekmez mi?” demekten alıkoyamıyorum kendimi.

Ben yine de bildiğimi yapmak ve bugünlere ulaştığımıza şükretmek, sevinç ve neşeyle yeni yılınızı kutlamak istedim. Her yeni gelen yılınız, her yeni gelen gününüz bir öncekinden daha şahane olsun dilerim. Mutlu Yıllar... Sevgiyle...

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları