22/09/2018

İNSANLAR İSİMLERİ İLE ÖZDEŞLEŞİYOR

Nilgün ÖZERDOĞAN

21 Aralık 2016

İsteğimiz dışında Dünya’ya gelirken hayata merhaba diye başladığımızda büyüklerimiz bize bir isim koyarlar. Ölene kadar bu isimle tanınır ve anılırız. Artık ismimiz kimliğimiz olmuştur. Yapılan araştırmalarda, insanın isminin ünvanlardan daha önemli olduğu ve profesör, doktor, mühendis, eczacı, avukat gibi ünvanlardan daha çok isminin söylenilmesinden hoşlandığı görülmüş.

Biz de bankada işe başladığımızda müşterilerimize hitap ederken, Ayşe Hanım, Fatma Hanım, Ahmet Bey, Mehmet Bey şeklinde hitap etmemiz gerektiği öğretildi. Gerekten de ben iş yaşamımda insanların isminin akılda tutulmasının çok önemli olduğunu ve ismiyle hitap etmenin karşı tarafta çok olumlu algılandığını keşfettim.

Çocuklar doğduğunda onlara isim verirken ileride utanmayacakları, beğenmeyecekleri isim verilmemesi lazım. Öyle enteresan isimler var ki, insan hitap ederken bile tedirgin oluyor. Benim çok tuhafıma giden isimler var, bunları yazacaktım. Ancak bu isimleri taşıyan okuyucularım olabilir diyerek vazgeçtim. Zira o isimler, onların suçu değil. Anne ve babası veya büyükleri doğduklarında bu isimleri vermişler.

Çevremize baktığımızda insanların isimleri ile özdeşleştiğini görüyoruz. İsim verirken öncelikle anlamının çok güzel olmasına dikkat etmeli.  İsimler Türkçe olmalı ve çift isim koymamak lazım. Zira çift isimler her zaman karışıklığa yol açıyor, bankalarda, resmi kurumlarda, yazışmalarda sorun oluyor.

Yard. Doç. Hayrettin Öztürk isimler üzerine bir araştırma yapmış ve “Tehlikeli İsimler” başlığıyla yayınlamış. Okudum,  çok ilgimi çekti ve çok hoşuma gitti. Bugüne kadar benim hiç aklıma gelmeyen  ve gerçekten de sırf Kur’an’da geçiyor diye konan isimlerin anlamlarını öğrenince çok şaşırdım. İsimler konusunda çok güzel noktalar üzerinde duran Hayrettin Öztürk Bey’in bu konudaki yazısını sizlerle paylaşmak istedim:

“Aileler çocuklarına Kuran’dan isim koymak isterken ismin anlamına çok dikkat etmeliler.
Kuran’da geçen her kelimenin isim olmayacağı iyi bilinmeli ve ‘bu kelime Kuran’da geçiyor,
isim olur” mantığıyla çocuklara verilmemelidir.

Ayrıca bazı isimlerde sırf söylenişi güzel diye çocuklara konulmamalıdır.
İsimde önemli olan, anlamının güzel olması, yaşadığı toplum ve kültüre yabancı olmamasıdır.
Mesela;
Sanem ismi çocuğa verilmemelidir, çünkü Sanem, ‘put’ demektir,
Samet ismi, ‘hiç kimseye muhtaç olmayan’ demektir.Bu sadece Allah’a mahsus bir durumdur,
dolayısiyle isim olarak kullanılamaz.

Aleyna sıkça duyduğumuz bir isim ama anlamı , ‘üstümüze bela, sıkıntı aksın’ demektir.
Kezban ismi Kur’an’da geçiyor diye veriliyor. Oysa Kezban ‘yalancı’ demektir.
Çocuğa bu ismi koyarsanız, ‘yalancı, yalancı’ diye çağırmak zorunda kalırsınız.
Ayrıca;
Resul, Nebi, Cebrail,Azrail, Mikail, İsrafil isimlerin konulması dinen hoş değildir.
Bekir, ‘deve yavrusu’ demektir.Bu isim belki Hz.Ebubekir’den dolayı konuyor ama;
aslında Hz. Ebubekir’in esas ismi Abdullah’tır, Ebubekir ise lakabıdır.
Asiye ‘isyan’ eden anlamına gelir.
Gülsüm ‘gariban, zavallı, kimsesiz anlamındadır.
Julide Farsça’da dağınık,perişan’ demektir.
İrem ise ‘Cennet bahçesi’ olarak bilinir ama aslında ‘Allah’ın gazabına uğrayan sahte cennet’ tir.
Bade ismi ‘içki’ demektir.
Hannas ismi ‘şeytanın’ ismidir.
Alara,Rosa, İleyda bunlar İslam isimleri değil ‘gayrimüslim’ isimleridir.
Rumeysa ‘gözü çapaklı kadın’ demektir.

Hüreyre, ‘kedicik’ demektir.
Kayra eski Türk mitolojisinde ‘tanrı’ demektir, Allah’tan başka ilah olmaz. Çocuğa tanrı ismi konulmamalıdır.
Melis, Yunan mitolojisinde ‘tanrıça’ demektir, şişman ve tembel anlamlarına da gelir.
Ecrin ‘ücret’ anlamına gelir. Bir insan ücret olamaz.”
Hayrettin Öztürk
Yard.Doç

1 yorum yapılmış

  • Melihayal22 Mayıs 2017 • 06:36

    Bu yazıyı çok begendim

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları