23/05/2018

KIŞ AYLARINDA BESLENME

Sağlık Köşesi

Sağlık Köşesi
13 Aralık 2016

Kış aylarında soğuk havalar ile birlikte hastalıklar artmaya başlar.Özellikle solunum yolu hastalıkları, grip, nezle, öksürük, bronşit vb. gibi rahatsızlar daha çok görülür. Hastalıklara yakalanmamak için bağışıklık sistemini güçlü tutmak gerekir.

“Eskilerin testi kırılmadan önlemini almak” diye bir deyişi vardır.Özellikle kış aylarında hastalığa yakalandıktan sonra etkili bir tedavi uygulamak zordur.Bu nedenle koruyucu tedaviler büyük önem taşır.Koruyucu tedavide en önemli husus ise yeterli ve dengeli beslenmektir.

Güne kahvaltı ile başlamak

Kahvaltı her mevsimde günün en önemli öğünüdür. Güne kahvaltı ile başlamak hem bağışıklık sisteminizi güçlendirecek hem de metabolizmanızın hızlanmasına destek olacaktır.

Meyve ve sebze tüketimi önemli!

Soğuk havalarda her gün bol sebze ve meyve tüketimi vücut direncini artırmaya yardımcı olacak, içeriğindeki vitamin ve mineraller bağışıklık sistemimizi kuvvetlendirecektir. A ve C vitaminlerinden zengin brokoli, havuç, lahana, maydanoz,ıspanak, gibi sebzeler ve kuşburnu,portakal, mandalina, greyfurt, kivi, elma,nar,bal kabağı gibi meyvelerin tüketimi antioksidan içeriğiyle de önemlidir.

Kiloya dikkat !

Kış aylarında vücut ağırlığı kontrolünün sağlamasında; basit karbonhidrat olan saf şeker ve şekerli besinler yerine kepekli ekmek, tam tahıllı makarna, bulgur gibi tam tahıl ürünlerinin tüketilmesine özen gösterilmesi, enerjisi yüksek hamur tatlıları yerine sütlü tatlılar, meyve tatlılarının tercih edilmesi, hareketsizlik nedeniyle artan sindirim problemlerinin önlenmesinde posa içeriği yüksek kuru baklagillerin tüketilmesi (haftada 2-3 kez) ve düzenli fiziksel aktivite yapılması önemlidir.

İştah ve depresyonun sorumlusu;Serotonin

Mutluluk ve neşe duygularını artıran serotonin nörotransmitteri, aydınlıkta ve özellikle de güneş ışığında yüksek miktarda salınır. Bu nedenle kış aylarında salınımı azalır. Serotonin seviyesindeki azalma iştahı artırır. Sonuç olarak insanların kış aylarında iştahları yaz aylarındakinden daha fazla olur.Serotonin besinlerle alınamaz. Ancak yapıtaşı triptofan isimli bir aminoasit olan serotonin vücutta yapılır. Triptofan, serotonin ve melatoninin yapımında önemli bir maddedir. Serotonin miktarının arttırılmasında ise magnezyum, çinko, triptofan ve omega 3 içeren yiyecekler büyük önem taşır. Muz, hindi eti, süt, kakao, erik, ananas, ceviz, fıstık, domates, portakal, kefir, yumurta, badem, mandalina, susam, keten tohumu,yulaf yüksek oranda triptofan bulunur.Özellikle yulaf içerdiği beta-glukan ile çok güçlü bir bağışıklık sistemi kuvvetlendiricisidir.Kış aylarında bu besinleri  beslenmenize eklemeniz hem iştahınızı azaltacak hem de depresyona karşı sizi koruyacaktır.

Haftada 2-3 kez balık tüketin.

Balık, beyin fonksiyonlarının gelişimi için gerekli çoklu doymamış yağ asitleri (omega 3), kalsiyum, fosfor, selenyum ve iyot mineralleri ile E vitamini için de iyi bir kaynaktır. Yine sıcaklıkların düşmesi ve nemin azalması cildin kurumasına sebep olur.Omega-3 yağ asitleri bakımından zengin somon, orkinos(ton balığı),hamsi gibi balıkları özellikle kış aylarında haftada 2-3 gün tüketmeye özen gösterin.

 

Taze meyve sularını değerlendirin.

Gerek C vitamini ihtiyacının karşılanmasında gerekse de sıvı alımına katkı sağlaması açısından taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi de önemlidir. Meyve sularının tüketiminde önemli olan sıkıldıktan hemen sonra tüketilmesidir. Çünkü meyve suyunun bekletilmesi C vitamininin azalmasına neden olmaktadır.Özellikle greyfurt ve nar suyu bağışıklık sisteminizi güçlendirecektir. eğer , ilaç kullanıyorsak greyfurt tüketimi ne dikkat etmeliyiz.

Su içmeyi unutmayın.

Kuru ve soğuk hava su içmeyi isteğini azaltabilir ancak hissedilmese bile vücuttan su kaybı gerçekleşir. Kaybedilen sıvıyı yerine koymak önemli. Vücut ısısını dengede tutabilmek için bol sıvı alımı gerekmektedir. Yeterli sıvı alımı vücutta oluşan toksinlerin (zararlı öğeler) atılması, vücut fonksiyonlarının düzenli çalışmasında, metabolizma dengesinin sağlanmasında ve vücutta pek çok biyokimyasal reaksiyonun gerçekleşmesinde son derece önemli rol oynamaktadır. Bu nedenle, her gün en az 2-2.5 litre (12-14 su bardağı) su içilmelidir.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları