20/08/2019

GÖZ SAĞLIĞINI KORUMAK İÇİN YAPILMASI GEREKENLER

Sağlık Köşesi

24 Kasım 2016

Op. Dr. Fahrettin YILMAZ

Gözümüzün beyaz olan kısmını örten ince zarımsı tabakaya ve göz kapaklarının iç yüzünü örten tabakaya konjuktiva diyoruz. Buranın iltihabına ise konjuktivit diyoruz.

    Konjuktivit sık rastlanan bir göz hastalığıdır. Alerjik konjuktivitler genellikle çocuklukta başlar ve insanların yaklaşık %15’inde görülür. Gözler dış ortamla direkt temas halinde olduğundan sıklıkla enfeksiyona maruz kalırlar.

    Vücudumuzu koruyan bağışıklık sistemi zararlı olmayan bazı maddelere karşı aşırı yanıt verir. Bu reaksiyona alerji diyoruz. Vücudumuzun değişik yerlerinde olabildiği gibi gözde de farklı şiddette alerji meydana gelir. Doğum anından itibaren yabancı maddelerle karşılaşmaktayız. Vücudumuz bu yabancı maddeleri tanır ve hafızasına alır. Tekrar aynı madde ile karşılaştığında vücudumuz hemen alerjik reaksiyon gösterir.

    Özellikle bahar aylarında olmak üzere polenler, mantar sporları ve çeşitli tozlar atmosfer ortamında bolca bulunmaktadır ve gözümüzü doğrudan etkileyerek alerjik hastalıklara neden olmaktadır. Sigara dumanı, hayvan tüyleri ve tüylü eşyalar da alerji nedenidir. Alerjik maddelerle karşılaştıktan sonra gözlerde kaşıntı, kızarıklık, sulanma ve sekresyon ortaya çıkar.

    Alerjik nedenle oluşan rahatsızlıklar genelde mevsimsel olarak ortaya çıkmakta ise de bazı durumlarda ömür boyu tedavi gereksinimi olabilmektedir.

     Göz kapaklarında şişlik, göz altlarında morluk, kulak önünde şişlik görülebilir. Gözlerde kaşıntı, sulanma, batma, kızarıklık, çapaklanma, ışığa hassasiyet ve görme bulanıklığına sebep olur.

    Alerjik konjuktivitlerde burun akıntısı, hapşırma ve burun tıkanıklığı görülebilir. Göz sağlığımız açısından soğuk havalarda dikkatli olunması gerektiğini unutmamalıyız.

         Bilindiği üzere Kış aylarında vücut direncinin düşmesi nedeniyle gözlerimiz hastalıklara karşı savunmasız hale gelir.  Soğuk havalarda virüslere bağlı üst solunum yolu enfeksiyonları da artar. Bu virüsler gözlerimizi de etkileyerek göz iltihabına sebep olur. Ayrıca kış aylarında bakteriyel, viral ve alerjik konjonktivitler de artar. Bu aylarda değişik nedenlere bağlı göz iltihapları olabildiği gibi, kar ve güneş nedeniyle körlük gibi ciddi bir takım tehlikelerle karşılaşmamız mümkündür.

         Kış aylarında okul, sinema, iş yerleri, alışveriş merkezleri ve toplu taşıt araçları gibi, kapalı ve kalabalık ortamlarda uzun süre kalmak zorunda olunması nedeniyle, bulaşıcı göz hastalıklarının görülme sıklığı artmaktadır.  Özellikle adenovirüse bağlı boğaz enfeksiyonları ile birlikte gelişen konjuktivitler kolay bulaşabilir ve salgınlar yapabilir. Hem boğaz, hem de göz enfeksiyonuna neden olduğu için solunum yolu ile gözlere  bulaşabilmesi çok kolaydır. Bu nedenle hasta olan kişiler mendil, havlu ve yastık kılıfı gibi eşyalarını aile bireylerinden ayrı kullanmalıdır. Hasta kişinin eşyaları ortak kullanılmamalıdır. Hapşırırken veya öksürürken ağız mutlaka mendille kapatılmalıdır.

         Bu tür konjuktivitlerde gözlerde kızarıklık, sulanma, çapaklanma, kaşıntı, ışığa hassasiyet, sarı renkte mukoid akıntı mevcuttur. Bu gibi durumlarda kendiliğinden iyileşir diye beklemeden hemen bir göz doktoruna muayene olmalıyız.

         Kışın hava soğukluğu nedeniyle yaşadığımız ortamlar kaloriferler veya klima ile ısıtıldığından, ortamdaki hava kuruyacağı için gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olur. Ofis çalışanlarında, hem mevcut kuru ortam hem de aşırı dikkatli çalışma zorunluluğundan dolayı, göz kırpma refleksinin zayıflaması nedeniyle kuru göz sendromu görülür. Bu hastalarda gözlerde kuruluk hissi, yanma, batma, kızarıklık ve aniden sulanma görülür.   Bu gibi durumlarda ortamın nemlendirilmesi önemlidir. 

          Güneşten gelen ultraviyole ışınları yanında yoğun güneş ışınları, hem korneayı etkiler hem de sarı noktanın yapısını bozarak, özellikle sarı noktada kalıcı hasara neden olur. Yaz veya kış olsun hava güneşli olduğunda tam korumalı güneş gözlüğü olmadan kesinlikle dışarıya çıkmamalıyız.

         Kış aylarında soğuk ve rüzgârın yanında, güneş ışınları gözümüzü etkiler. Özellikle karlı ortamlarda güneş ışınlarının etrafımızdaki karlar üzerinden aşırı miktarda yansıması söz konusudur. Bu durumda güneş gözlüğü hayat kurtarıcı olmaktadır. Takacağımız güneş gözlüğü sertifikalı ve Ultraviyole korumalı olmalıdır. Koruyucu özelliği olmayan basit ve kalitesiz gözlükler kesinlikle tercih edilmemelidir. Bu tür gözlüklerin kullanılması daha zararlı olabilmektedir. Kayak sporu ile uğraşan kişiler mutlaka kapalı kar gözlüğü takmak zorundadırlar.

    Her türlü konjuktivit kesinlikle uzman hekim tarafından muayene edilmeli ve gerekli şekilde tedavi edilmelidir. Tedavisiz vakalar veya eksik ve yanlış tedavi yapılan hastalarda kalıcı hasar söz konusudur.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları