18/08/2019

BİR BAŞARI HİKAYESİ FATMA GÜLTEKİN

Nilgün ÖZERDOĞAN

Nilgün ÖZERDOĞAN
16 Kasım 2016

                    

 Azim, kararlılık ve çok çalışmak başarının altın anahtarı. Başarılı insanların yaşamlarını incelediğinizde, hiç de öyle kolayca başarıya ulaşmadıklarını görüyorsunuz. Yıllarca bıkıp usanmadan  çalışan ve pes etmeyen bu insanlar, sonunda mutlaka başarıyorlar.

       Başarılı insanlar, çevrelerine de ışık tutuyorlar, örnek oluyorlar. Kendi yaşam standartlarını yükselttikleri gibi, çevrelerine de faydalı oluyorlar. Ülkeye de istihdam yaratarak, vergi vererek, sigorta primi ödeyerek katkıda bulunuyorlar.

      İşte bu başarılı insanlardan biri de Fatma Gültekin. Fatma Hanım’ı geçen yıl Bolu Ticaret ve Sanayi Odası Kadın Girişimciler İcra Kurulu’nun açtığı “Bolu Kadın Girişimcisini Arıyor” yarışmasında tanıdım. KGİK Başkanı Orkide İka’nın öncülüğünde yapılan bu yarışmaya katılan kadınlar arasından kılı kırk yararak seçimler yapıldı ve Fatma Hanım birinci seçildi. Ödülünü de Marmara Bölgesi KAGİK yöneticileri, KOSGEB Başkanı, İlimiz vali yardımcısı, belediye başkanımızla birlikte Bolu protokolünün katıldığı Bolu Ticaret ve Sanayi Odası salonunda aldı.

      Fatma Hanım’ın yaşam hikayesini, başka kadınlarımıza da örnek olması açısından yazmak istedim. Fatma hanım’ın hayat mücadelesini dinleyince, istedikten sonra başarılamayacak bir şeyin olmadığını görüyorum. Yeter ki gönülden istensin.

Paşaköy’lü olan Fatma Hanım ilkokul mezunu ve köyde yetişmiş. 1986 yılında evlenmiş ve 2 oğlu olmuş. Hep hayalinde ticaret yapmak varmış, ancak çocukları küçük olunca kimseye emanet edememiş. Çocukları kendini kurtardıktan sonra Mudurnu pazarına giderek oradan köy tereyağı, köy peyniri ve yoğurdu getirmiş ve bunları Bolu’daki semt pazarlarında satmış. 3-4 yıl bu işi sürdüren Fatma Hanım, daha sonra kendi köyünde ziraat işlerine başlamış. Patates, buğday, hayvan yemi üretmiş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliği yapmış. 10 yıl da bu işi yapan Fatma Hanım’ın eşinin dedesi  felç geçirince, bu işleri bırakmak zorunda kalmış ve yatalak olan dedesine bir yıla yakın bakmış.

      Dedelerini kaybettikten sonra giyim işine başlamış. İstanbul’dan kaliteli kıyafetler getirip, evlerde ve günlerde satıyormuş. Giyim mağazası açmayı çok arzulamış, ancak maddi imkanları elvermeyince açamamış.

      Giyim işlerini yaparken bir yandan da hamur işleri yapmaya başlamış. Amcası Hayrettin Gürer “Kızım hamur işlerini çok güzel yapıyorsun, hamur işleri üzerine bir işyeri açabilsen çok iyi olur.” demiş. Gelini de öğretmen arkadaşlarına “Annem çok güzel bazlama yapıyor.” diye anlatmış. Okula bazlama yapıp götürmüş. Tabi çok beğenmişler ve devamlı istemeye başlamışlar. Bazlamalar çok talep görünce Bolu pazarında da satmaya başlamış.

      Ardından KOSGEB’in kurslarına katılmış. Sonra bizim KAGİK yarışmasında birinci oldu. KOSGEB’ten 50 bin TL. hibe alarak Haziran/2016 ayında işyerini açtı. Şimdi Mehmet Akif Ersoy Bulvarı’nda “Bolu’m Köy Ürünleri” ünvanıyla bazlama, makarna, kuru yufka, kızılcık tarhanası, normal tarhana, katmer, kabaklı gözleme, kuşburnu ve turşu satıyor. Şimdi işlerinden çok memnun ve mutlu olan Fatma Hanım, ileriki dönemlerde etli mantı yapmayı da planlıyor. Ayrıca Bolu’nun çok özel lezzetlerinden olan Kıbrıscık pirinci, köy tavuğu, köy yumurtası, keş, köy tereyağı bulundurmak istiyor.

      İşyeri açınca satış hacmi de yükselen Fatma Hanım’a eşi de yardım ediyor. Kardeşleri de geçen süre içinde kendisine çok yardımcı olmuşlar. Fatma Hanım “Eşimin desteğine de çok teşekkür ediyorum. Hakkını asla yiyemem, bugüne kadar her işimde bana çok yardımcı oldu.” diyor. 

      Şu anda 13-14 adet market ve bakkala ürün veren Fatma Hanım’ın lezzetli el emekleri Erpiliç ve Beypiliç’in satış reyonlarında da bulunuyor. Bolu’da büyük bir marketle de görüşmeler yapan Fatma Hanım, eğer anlaşırsa en az 4-5 çalışan alması gerektiğini gururla söylüyor. Fatma Hanım’ın en büyük arzularından biri de ilerleyen zaman içinde işini büyütmek, yanında eleman çalıştırmak. Bu elemanlarla da bir arkadaş, kardeş gibi samimi olmayı istiyor. Şimdiden de Fatma Hanım’ın yanında çalışmak isteyen çok kişi varmış. “Keşke işim ilerlese de hepsini yanıma alabilsem.” diyor.

      Her şikayet bir armağandır, derler ya, Fatma Hanım da aynen bu kuralı uyguluyor. Çok tatlı, temiz ve çok çalışkan bir kadın olan Fatma Hanım’ın çok akıllı bir kişi olduğunu konuşmalarından anlıyorum. Arkadaşlarına ve müşterilerine “ Beğenmediğiniz zaman söyleyin. Ben ona göre düzelteyim, diyorum. Müşterilerimin beni eleştirmesi beni çok memnun ediyor. Geçenlerde haşhaşlı katmer yaptım. Çok beğenen de oldu, beğenmeyen de oldu. Ben de şimdi hem haşhaşlı, hem de sade katmer yapıyorum. Müşterilerin istekleri ve eleştirileri bana yol gösteriyor.” diyor.

      Gördüğünüz gibi Fatma Hanım tam da büyük kurumsal şirketlerin yaptığı gibi müşteri memnuniyetini ön planda tutuyor. Zaten çağımızda da müşteri isteklerine göre ürün yapanlar kazanıyor.

Fatma Hanım özellikle bazlamayı çok güzel yapıyor ve gerçekten sütlü bazlaması çok lezzetli. İşyeri de pırıl pırıl, tertemiz. Ben işyerine girerken ayakkabılarımla girmeye çekiniyorum, içeri girerken ayakkabılarımı çıkarasım geliyor, her yer bembeyaz. Mutlaka bu başarılı kadının ürünlerinden tatmanızı öneririm.Fatma Hanım’ı da tebrik ediyor, başarılarının artarak sürmesini diliyorum.

3 yorum yapılmış

  • Selma20 Kasım 2016 • 01:00

    Çok sevdiğim değerli bir ablamdir.Gercekten azimli ve hanım kişiliğiyle örnek bir insandır.Bana yaptığı iyiliğide asla unutamam.Allah yolunu açık etsin.
  • Anl21 Kasım 2016 • 15:10

    Fatma teyzemizi bu başarısından dolayı kutluyoruz.Yapmış olduğu bazlamalar katkısız ve tamamen doğal ürünlerden.Dolayısı ile haftasonu kahvaltılarının vazgeçilmezlerinden.Kendisine başarılar diliyoruz.
  • NimetDemirolu16 Şubat 2017 • 22:54

    Ömrün bereketidir. Çalışmak. Yeter ki umudunu yitirmesin İnsanoğlu

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları