23/05/2018

ACİL DURUMLAR – DEPREM

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
15 Kasım 2016

13.11.2016 tarihinde ilimiz Bolu'da akşam saatlerinde 12 dakika arayla meydana gelen iki depremin ardından öğlen saatlerinde bir deprem daha meydana geldi. Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi verilerine göre saat 20.48'de merkez üssü Kürkçüler olan Richter ölçeğine göre 3.2 büyüklüğünde deprem meydana geldi. Bu depremden 12 dakika sonra da bu kez merkez üssü Kızılağıl köyü mevki olan 2.8 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

Son olarak da öğleye yakın saat 11; 14’de merkez üssü Kozlu olan, Richter ölçeğine göre de 2.3 büyüklüğünde bir deprem daha meydana geldi.

Depremler, kentte hafif şekilde hissedilirken can ve mal kaybına yol açmadı. Ancak bu demek değildir ki bundan sonra deprem olmayacak. Artçı sarsıntılar her zaman olabilir. Önemli olan büyük ölçekli depremlere ne kadar hazırlıklıyız? Yakın zamanda İtalya’da Perugia kenti kırsalında 24 Ağustos 2016 tarihinde yerel saatte 03:36 ‘da meydana gelen yaklaşık 20 saniye süren ve 6.2 büyüklüğündeki depremde ölü sayısı 300’lü rakamlara ulaşmıştır. Daha önce de yine İtalya da 6 Nisan 2009’da 308 kişinin öldüğü Aquila depremi olmuştur.

Ülkemizde yaşanan depremlerde binlerce insanımızı kaybederken, yarım milyonu aşkın konut ciddi şekilde hasar görmüştür. 1939 Erzincan, 1999 Marmara, 2011 Van depremleri ülkemizin sonuçlarını unutamadığı, hazırlıksız yakalandığımız felaketlerden bazılarıdır. Bundan tam 17 yıl önce bugün, 17 Ağustos 1999’da Türkiye en karanlık günlerinden birini yaşadı. Saat 03:02’de merkez üssü Gölcük olan deprem 45 saniye içerisinde binlerce can aldı, faciadan sağ kurtulanlara ise ömür boyu unutamayacakları bir acı bıraktı... 1999 Gölcük Depremi, İzmit Depremi, Marmara Depremi ya da 17 Ağustos 1999 Depremi olarak anılan felaketin etki alanı çok genişti. Başta  Kocaeli, Sakarya, Yalova, İstanbul ile civar il ve ilçelerde büyük bir yıkıma sebep olan deprem Ankara'dan İzmir'e çok büyük bir alanda hissedildi. Ardından, 12 Kasım 1999 Cuma Günü Saat 18.57’de Düzce’nin kaderinin 30 saniyede yeniden şekillendiği, 710 kişinin öldüğü, 2679 yaralandığı, binlerce kişinin evsiz kaldığı depremin öncesinde 17 Ağustos 1999 tarihinde meydana gelen ve başta Gölyaka İlçesi  olmak üzere tüm Düzce’yi  etkileyen 7.4 şiddetindeki Doğu Marmara depreminde Düzce Merkezde 118, Gölyaka İlçesinde 105, Cumayeri İlçesinde 30, Gümüşova İlçesinde 12, Çilimli İlçesinde 5 olmak üzere toplam 270 kişi hayatını kaybetmiş,  1.157 kişide yaralanmıştı.

Daha bu depremin yaraları sarılmadan, enkazları kaldırılmadan yaklaşık 3 ay sonra yaşanan 12 Kasım Düzce depreminde de başta Düzce Merkez ve Kaynaşlı İlçesi  olmak üzere il  genelinde 710 vatandaşımız hayatını kaybetmiş, 2.679 kişide yaralanmıştı.

Düzce Afet ve Acil Durum İl Müdürlüğü verilerine göre 1999 depremlerinde Düzce  genelinde 16.666 konut, 3.837 işyeri ağır hasar gördü. Yine 10.968 konut, 2.573 işyeri Orta Hasarlı olarak, 13.070 konut, 1.606 işyeri ise Az Hasarlı olarak tespit edilmişti. Mevcut deprem bölgeleri haritamıza göre; topraklarımızın yüzde 66’sı 1. ve 2. derece deprem bölgesinde bulunmaktadır. Konutlarımızın yüzde 44’ü 1. derece, yüzde 25’i 2. derece deprem bölgesinde yer alırken, nüfusumuzun yaklaşık 34 milyonu yani yüzde 43’ü 1. derece, yaklaşık 22 milyonu yani yüzde 30’u 2. derece deprem bölgesinde yaşamaktadır. Riskleri gösteren bilgilerimize rağmen gelecek yıkıcı depremlere toplumsal ve kurumsal olarak ne kadar hazırız? Bu gerçeği yeterince göremeyen ya da yetersiz çalışmalarla depreme hazır olduğunu düşünen yöneticilerimiz ve kurumlarımız yarın yaşanabilecek bir büyük depremde ortaya çıkacak kayıpların sorumluluğunu alabilecek mi? Şimdiye kadar yaşanmış olaylar afet yönetimi açısından ne öncesinde ne de sonrasında hazır olmadığımızı göstermiştir. Yaşanan depremlerden ders almayı bilemedik, her depremde aynı karmaşa ve aynı acıları yaşamaya devam ettik. Bu eksiklikler yaşanacak felaketlerin sonuçlarının daha vahim olmasına davetiye çıkarmaktadır. Günümüz afet yönetim ilkeleri ve dünya genelinde gördüğümüz iyi uygulamalar afet risk yönetiminin çok ortaklı ve çok katılımlı mekanizmalarla başarıya ulaştığını göstermektedir. Bu noktada, ilgili kurumlarımız ve yönetim gücünü elinde bulunduran karar vericiler, vatandaşlarımızın afetlere karşı güvenliğinin sağlanması noktasında birinci derecede sorumludurlar. Ülkemizin afet ve acil durumlarla ilgili sorunlarını çözmek, koordinasyonu sağlamak, kentsel dönüşümü sağlamak, çevre felaketlerini önlemek ve planları hayata geçirmek üzere kurulmuş olan ilgili kurumların risk yönetiminden ziyade kriz yönetiminde çalışmalarını yoğunlaştırdığı, eskiden olduğu gibi ‘yara sarma’ politikasının hatalı olduğunu görmekteyiz. 2012 yılında yürürlüğe giren ülkemizin afet konusunda ilk strateji belgesi olan Ulusal Deprem Stratejisi ve Eylem Planı’nın(UDSEP-2023) deprem konusunda bir yol haritası olarak geleceğe emin adımlarla ilerlememizde bize yol gösteren rehber olabilirdi. Maalesef her strateji belgesinin başlangıcında olduğu gibi sahiplenilen, eylemleri harfiyen yerine getiren sorumlu kuruluşlarımızın konuyla ilgili kanıksamaların ilerleyen aşamalarda azaldığı gözlenmiştir. Ülkemizin deprem gerçeği bilinmesine ve tüm uyarılarımıza rağmen yaşanan büyük depremlerden ders alınmadığını ve ilgili kurumların işlettikleri kritik tesislerimizde (baraj, demir yolu, okullar, köprüler gibi) depreme karşı gerekli önlemlerin (erken uyarı sistemleri, deprem gözlem istasyonları, yapı sağlığı izleme sistemleri gibi) alınmadığı zaman sonuçları ağır ve vahim olacaktır. Deprem gerçeğini kabullenmeyen yönetimlerin ülkemize ve topluma vereceği zararlar ancak başımıza gelecek bir büyük deprem sonucunda ortaya çıkacaktır. Anlatmaya çalıştığımız ‘deprem gerçeği’, ülkemizin öncelikle çalışılması gereken konularından birisi olup aşağıda depremlere hazırlıklı olmak için önemli hatırlatmalar yapmak önemlidir;

< >Binaları Doğru İnşa Etmek;Binanızın deprem yönetmeliğine göre inşa edinDoğru miktar ve kalitede inşaat malzemesi kullanınBorular gibi yapısal olmayan unsurların esnek malzemeden olmasına ve sallantı sırasında hareket edebilmelerine dikkat edinBinanızın tasarımını değiştirmeyin.İzinsiz kat inşaa etmeyin.Malzemeleri değiştirmeyin.Binayı inşaa edildiğinden farklı bir amaç için kullanmayın.

Yaşam ve Çalışma Alanlarının Doğal Afetlere Hazırlanması ;Yaşadığınız / Bulunduğunuz mekanı inceleyin. Korunma için bulunacağınız yeri ve muhtemel kaçış yolunu belirleyin.Eğer bulunduğunuz noktadan kendinizi 10-15 saniye içinde bina dışına çıkartacak ve güvenli bir açık alana ulaştıracak pozisyonunuz varsa, bu yolu saptayın. (Bu yöntem sadece zemin  ve 1. Katta olanlar için geçerlidir.) Rafların güvenli bir şekilde duvarlara asılı olduğundan emin olun,Büyük ve ağır nesnelerin alt raflara konduğundan emin olun,Şişeleri, camlar ve porselenleri alçak yerlere koyun, dolapların kapaklarını sıkıca mandallayın,Resimler, aynalar vs. ağır nesneleri , koltuklardan ve insanların oturdukları yerlerden uzak yerlere asın,Bilgisayar vs. altlarına kaymayı önleyici lastik takozlar koyun,Tepede bulunan lambaları destekleyin,Hatalı elektrik teçhizatını onarın. Bunlar potansiyel yangın riskleridir. Bunun yanında esnek kablolar kullanmaya çalışın,Yerdeki ve duvarlardaki çatlakları onarın. Eğer yapısal bozuklukların işaretleri varsa bir uzmanın görüşünü alın,Yanıcı ve ev kimyasallarını ısıdan uzak tutun; güvenli bir dolapta saklayın.Her yıl kurum veya apartmanınızda tatbikat yapın.Ağır masa ve sıraların yanı(Metal bacaklı sağlam yapılı)Koridor içleriOdaların ve kemerlerin köşeleriKırılabilecek camlardan, pencerelerden, aynalardan, resimlerden, yada üzerinize düşebilecek ağır kitaplıklardan ve mobilyalardan uzak yerler,Bina dışında güvenli yerleri belirleyin. Binalardan, ağaçlardan, telefon ve elektrik direklerinden, üst geçitlerden ve veya geçitlerinden uzak durun. 

< >Aile Afet Hazırlık Planı;Aile toplantısı yapınGüvenli yerlerin tespit edilmesiÇıkış Yollarının tespitiSu ve Yiyecek hazırlanmasıTesisatların KapatılmasıBuluşma NoktalarıÖnemli evrakların hazırlanmasıYatağınızın yanında fener,iş eldiveni ve ayakkabı bulundurunİlk Yardım Seti hazırlayınBölge dışı  bağlantı kişinin tespit edinBir depremden sonra asla ateş kullanmayınSağlıkla ilgili acil durumlar dışında telefonu kullanmayın! 

< >YAŞAM DESTEK ÜNİTESİ HAZIRLAYIN;Aile kimlik bilgileriSuEnerji veren yiyeceklerPilli radyo ve yedek pilleri,El feneri ve yedek pilleri,İlkyardım çantası, kitapçığıKişilerin kullandıkları özel ilaçları,Mendil, tuvalet kağıdıBir miktar ParaÇok amaçlı çakı Battaniye, eldiven, giyecek, ayakkabı,Bir kat giysiKalem , kağıtUzun ip Düdük ya da megafon ya da sesli uyarıcılar.DEPREM SIRASINDA YAPILACAKLAR; İlk sarsıntıyı hissettiğiniz anda sakin olun. Paniğe kapılmayın. “DEPREM” diye bağırınDeprem anında 10 –15 saniye içinde bulunduğunuz binayı terk edebiliyorsanız derhal kaçın, yoksa güvenli bir yer bulun.Balkonlardan ya da pencerelerden atlamayın.Asansör ve merdiveni kullanmayın, ilk tehlike arz eden yerlerdir,Eğer binayı terk edemiyorsanız, daha önce belirlediğiniz yaşam üçgeni alanına gidin ve yan yatarak cenin pozisyonunu alın.Kesinlikle oradan oraya koşmayın ve ayakta durmayın. pencere ve cam eşyalardan, kayabilecek veya devrilebilecek malzemeden uzak durun,İkinci deprem tekrarlayabilir bu nedenle sakin olun, Telefonları çok acil durumlar haricinde kullanmayın.

ENKAZ ALTINDA KALAN VAR İSE; Yaralı ve enkaz altındaki insanlara yardımcı olun,Sarılın, dokunmak her zaman yardımcı olurDinlemeyi öğrenin ve dinlediğinizi belli edin ama sorunu sahiplenmeyinUygun olan her yerde ilkyardım yapın,Ciddi bir şekilde yaralanmış kişileri, daha fazla yaralanmalarına neden olmamak için hareket ettirmeyin,Yardım için telefon edin,Zarar görmüş binaların dışında ve uzak bir yerde durun, Yetkililer güvenli olduğunu söylemedikçe binalara dönmeyin,Telefonu sadece acil ihtiyaç durumunda kullanın,Dağılan ilaçları, beyazlatıcıları, gazı ya da yanıcı sıvıları temizlemeye çalışın,Gaz yada diğer kimyasalların kokusunu aldığınız alanları terk edin,

YIKINTI ALTINDA MAHSUR KALDIYSANIZ;Paniklemeden durumunuzu kontrol ediniz.Hareket kabiliyetiniz kısıtlanmışsa çıkış için hayatınızı riske atacak hareketlere kalkışmayınız. Biliniz ki kurtarma ekipleri en kısa zamanda size ulaşmak için çaba gösterecektir. Enerjinizi en tasarruflu şekilde kullanmak için hareketlerinizi kontrol altında tutunuz. El ve ayaklarınızı kullanabiliyorsanız su, kalorifer, gaz tesisatlarına, zemine vurmak suretiyle varlığınızı duyurmaya çalışınız. Sesinizi kullanabiliyorsanız kurtarma ekiplerinin seslerini duymaya ve onlara seslenmeye çalışınız. Ancak enerjinizi kontrollü kullanınız. Erzincan depreminde Nurcan hemşire 9 gün, Senirkent sel ve heyelanında Gülsüm Nine 2 gün, Dinar'da 9 kişi 36-48 saat, Adana depreminde Sercan GÜVERCİN ve Hatice Öğretmen 2 gün sonra, Marmara depreminde pek çok kişi 3 üncü, 4 üncü günlerde hatta 5 inci günde,  Son Düzce depreminde Şaziye BULUT 41 saat sonra enkazdan sağ olarak çıkartılabilmiştir.  

Deprem gerçeğini yaşamış olduğumuzdan, depremle tedbirli yaşamaya devam etmekten başka şansımız yoktur.

selmandoganigu@gmail.com

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları