22/09/2018

KURUMSAL BAĞLILIKTA ORYANTASYON SÜRECİNİN ÖNEMİ

Dr. M. Arif TUNCER

14 Kasım 2016

Sayın Okurlarımız,

Köşemizin bugünkü konusu, işletmelerimize yeni katılan işgörenlerin kendilerini ilk günden yabancı hissetmemeleri ve kurumsal aidiyetlerini ilk günden kazanabilmeleri için tasarlanmış olan “Oryantasyon Süreci”nin öneminden bahsedilecektir. Bu kapsamda öncelikle kavramın tanımı yapılacak, sonrasında iş süreçlerinde verilecek oryantasyon eğitimlerinin işletmelerimize ne gibi avantajlar sağlayacağından bahsedilecek ve işverenlerimiz ile şirketlerimizin insan kaynakları departmanlarına önemli tavsiyelerde bulunulacaktır.

“Oryantasyon” Fransızca’dan dilimize girmiş bir kavramdır ve kelime anlamı “uyumlaştırma, uyumlu hale getirme”dir. Oryantasyon eğitimi süreci, çalışanların işe ilk girişlerinde, şirkete ve yapacakları işlere bir an evvel adapte olmaları amacıyla yapılmaktadır.

Her işletme, işe yeni alınan personelin kısa sürede iş süreçlerine olan katkısını artırmak ister. Bundan dolayı şirketler, personelin işletmeyi tanıma ve adapte olma sürecini kısaltmak için yoğun çaba gösterir. Bu kapsamda uygulanan işe uyum eğitimlerinin ana amacı, personelin örgüte ve işe uyumunu kısaltarak toplam verimliliğin artmasını sağlamaktadır. Çalışanın işletmeye ve yeni görevine uyum sağlaması oryantasyon eğitimlerinin doğru bir şekilde tasarlanması ve uygulanması ile gerçekleşebilir. Aksi takdirde oryantasyon eğitimi hem işletme hem de çalışan için zamansal maliyet ve işgücü kaybından başka bir şey olmayacaktır.

Birçoğumuz, günümüzün neredeyse yarıdan çoğunu iş yerinde geçirmektedir. Buradan hareketle yeri geldiğinde çalıştığımız işyerine ve iş arkadaşlarımıza ailemizden, sevdiklerimizden bile daha fazla zaman ayırıyor isek, henüz başlama aşamasındayken evimize ekmek götüreceğimiz yeri doğru tanımalı ve sevmeliyiz. Bu kapsamda hizmet içi eğitimin bir parçası olarak da değerlendirebileceğimiz oryantasyon eğitimi daha da önemli hale gelmektedir. İşe yeni alınan personelin işletmemizdeki sosyalizasyonu ve işe uyum süreci olarak da adlandırabileceğimiz oryantasyon eğitimi, şirkete yeni giriş yapanların işletme amaç ve hedeflerini anlamaları için yapılan bir hizmetiçi eğitim olarak görülmektedir.

Oryantasyon eğitimlerinin temel amacı, işe yeni başlayan personelin işine ve işletmesinin kültürüne adapte olmasını sağlamaktır. Bu süreçte işletmenin çalışma koşulları nelerdir, öğle arası saat kaçla kaç arasıdır, personel kartı nereden ve nasıl çıkarılır, şirket değerlerimiz nelerdir, şirketimizin amaçları ve çalışanlarından beklediği davranış tarzı nasıldır sorularına cevap aranır.

Günümüze gelindiğinde bu eğitimi neredeyse uygulamayan kurumsal işletme yok gibidir. Kurumsallaşmanın anahtarlarından birisi olarak uygulama alanı bulan bu eğitim türü, bazen genel müdür düzeyinden, düz işçi düzeyine kadar, her işe başlayana aynı içerikte ve sürede uygulanmakta, bazen de yapacakları işe, çalışacakları bölüme göre farklı içerik ve sürede yapılmaktadır.

Oryantasyon eğitimi, çalışanların kendi birim yöneticileri veya insan kaynakları yöneticileri ya da her ikisinin de dâhil olduğu birden fazla yönetici ya da ekibin sorumluluğu altında gerçekleştirilebilir. Bu eğitimin verilmesi için bazı zamanlarda yalnızca bir personel mentor olarak arkadaşından sorumlu da olabilir. Eğitim sonunda işe yeni başlayan çalışanların eğitimler sırasında verilen bilgi ve sorumlulukların kendilerinde baskı oluşturmaması için kendisi ile aynı işi yapan arkadaşlarının desteği çok önemlidir. Bu süreçte bir oryantasyon eğitim cetveli oluşturulur ve işin bağlı olduğu birime göre tasarlanmış bu cetvellerde aday çeşitli açılardan değerlendirilir ve puanlar alır. Daha fazla puan alan adaylar ile daha az alan meslektaşları arasında ileride bir karar vermek gerektiğinde bu puan cetvelleri özlük dosyasında çıkarılıp bakılabilir.

Kurumsallaşma aşamalarını başarılı bir şekilde tamamlamış ve öğrenen organizasyon sıfatına bürünmüş işletmeler, hiçbir zaman insanı bir maliyet unsuru olarak görmemektedir. Bu doğrultuda günümüz rekabet ortamında sürdürülebilir başarı ve üstünlüğün temel yapı taşı olarak gösterilen insan kaynağının başarılı olması, rekabet ortamında organizasyonların bir adım öne çıkmasında önemli bir yer tutar.

İşletme yöneticileri, doğru iş için doğru insanı bulma sürecinde hem ekonomilerinden hem de zamanlarından önemli derecede harcamaktadırlar. Görüşmeler ve incelemeler neticesinde işe alınan yeni personelin işindeki ilk gününde kendisini tanınmadan unutulmuş ve değersiz hissetmemesi için kapsamı geniş ve üzerinde iyi çalışılmış bir oryantasyon eğitiminin yapılması gerekmektedir.

İşletmenin tarihçesi, kurumsal yapısı, kültürü ve benzeri bilgilerin aday personele bu aşamada verilmesi önem arz etmektedir. Oryantasyon eğitim içeriği hazırlanırken, eğitim programlarının eğitime katılanların dinlemesinden öte onların eğitim sürecine aktif olarak katılabilecekleri şekilde tasarlanması gerekmektedir. Yani işe yeni başlayan personelin bir odaya doldurulup, projeksiyon cihazının yaydığı radyasyona uzun süre maruz bırakılması, kimsenin işine yaramayacaktır. Klişeleşmiş ve ezberlenmiş slaytların okunması, arada işe yeni giren personelin uyumaması için sektörel ve tarihi geçmiş basit esprilerin yapılması tercih edilen bir oryantasyon eğitimine örnek olarak asla gösterilemeyecektir. Bunun yerine belli bilgiler personele aktarıldıktan sonra iş başında örneklemelerle işgörenin kurum kültürüne entegrasyonunun sağlanması daha doğru olacaktır.

Bir örnek vermek gerekirse çoğu şirketin aday seçme aşamasında ehliyet bilgisinin cv de işaretli olmasını yeterli bulduğu görülür. Oran vermek güç de olsa, alınan personelin birçoğu araç kullanma yeteneğini şirket aracında geliştirir. Bu gelişim sağlanırken oluşacak can ve mal kayıpları işletmeye de personele de ağır kayıplar verdirebilmektedir. Oysa işe giriş evrakında ehliyet kutucuğunu dolduran aday personel ile tecrübeli iş arkadaşı araç ile bir işi yapmak üzere şirketten ayrılsa, buradaki geliştirilmesi gereken alanlar belki de sorun yaşanmadan ortaya çıkabilecektir.

İnsan, işletmeler için en değerli kaynak olmalıdır ve asla bir maliyet unsuru olarak görülmemelidir. Bu doğrultuda personelin başta işe uyum eğitimleri, sonrasında ise hizmet içi eğitimlerle desteklenmesi zaruri görülmektedir. Ancak bu sayede personelimiz işini bilgili, bilinçli ve işletmesine sadakatle bağlı olarak yapabilecektir. İşine ve iş yerine sadakatle bağlı personel, günümüz yüksek rekabet koşullarında işletmeleri ayakta tutacak en önemli mekanizmadır.

Saygılarımla.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları