23/08/2019

BEN MUSTAFA KEMAL’İN ASKERİYİM

Nilgün ÖZERDOĞAN

2 Kasım 2016

                     

Mustafa Kemal Atatürk, en büyük Türk. Adı üstünde Türklerin Atası. “Ne mutlu Türk’üm diyene!”  ve “Bir Türk Dünya’ya bedeldir.”diyerek  Türklüğü yüceltmiş ve yeniden Dünya’da saygın bir millet olmasını sağlamış bir insan.

Batmış ve yıkılmış bir imparatorluktan yepyeni çağdaş, modern bir Türkiye’nin kurulmasını sağlamış, harf devrimi , kılık kıyafet devrimi yapmış, kadınlara erkeklerle eşit haklar tanımış, köylüyü milletin efendisi kabul ederek inanılmaz reformlara imza atmış.

      Ben düşünemezdim ki, bütün Dünya milletlerinin hayran olduğu, örnek aldığı böyle bir lider hakkında kendi milletimizin bir kısmı tarafından olumsuz düşünceler olsun ve Atatürk’ü unutturmak, devrimlerini yok etmek için çalışsın. İnsan hayretler içinde kalıyor; neye, hangi amaca hizmet için çalışıyorlar? Aklın, sağduyunun, mantığın, çağdaşlığın olduğu yerde Ortaçağ zihniyetlerinin böyle taraftar bulması bana inanılmaz geliyor.  Üzülerek görüyorum ki ve ne yazık ki geri kafalı, tarihimizi bilmeyen ve çarpıtan bu zihniyetler epey taraftar bulmuş.

     Osmanlı hayranı olan bu zihniyetler, Osmanlı İmparatorluğunun hiçbir döneminde Türklüğün ön planda olmadığını, hatta Türkleri de hiç sevmediğini bilmiyorlar herhalde. Tarihi kaynaklarda Osmanlı Devleti’nin Türkler tarafından kurulduğunu, ancak daha sonra neredeyse bütün padişah analarının yabancı kadınlardan olduğu biliniyor. Devleti yönetenlerin içinde de sadrazamlardan tutun dahemen hemen bütün devlet yöneticilerinin yabancı olduğunu görürsünüz.

     Osmanlı Devletinde Türklük öylesine aşağılanmış ki, Osmanlı şairi Nef’i “Tanrı, Türke irfan çeşmesini yasaklamıştır.” diyebilmiştir.  Bir başka şair ve yazar Hafız Hamdi Çelebi  ise“Sakın Türkü insan sanma. Bir an bile olsa Türklükle birlikte olma. Türk eline şeker alsa o şeker zehir olur. Türkün başını keserken sakın gam yeme. Baban da olsa Türkü öldür.” diye yazabilmiştir.

     Osmanlı tarihçilerinden Naima ise “Türkmen çözülüp gitmesi yamandır, cem-ü iltiyamına derman yok.” Yani “Türk ulusu ve unsuru öyle eriyip çözülecektir ki, bir daha birleşmesinin ve bütünleşmesinin ilacı ve dermanı olmayacaktır.” diyerek iğrenç fikirlerini yayabilmiştir.

     Hırvat kökenli Sadrazam Kuyucu Murat’ın 1606-1611 yılları arasında 155 bin insanı doğrayarak ve diri kuyulara doldurarak öldürdüğünü ve aman dileyen bu insanlara da “Vurun şu pis türkün başını” dediğini, yine Osmanlı tarihçisi Naima anlatmaktadır.

     Bunun gibi o kadar belge ve bilgi var ki, insan okudukça dehşete düşüyor. Yüzyıllarca aşağılanan Türklerin tarih sahnesinde çok acılar yaşadığını üzülerek okuyoruz. Bütün bunlar bilinmiyor ve ne yazık ki tarihimizi ve köklerimizi doğru dürüst araştıran çok az. Atatürk’ü unutturmak isteyenler de bilerek, yalan yanlış yazarak tarihimizi çarpıtmaktadırlar.

     Böyle o kadar örnek var ki bu sayfalara sığmaz. Bir de Atatürk’e bakıyorum, Türklüğü nasıl yüceltmiş ve yükseltmiş. Hala Ata’mıza dil uzatanlara şaşıyorum, akıllarından şüphe duyuyorum.

      Bütün İslam ülkelerinde kadınların hali perişan, insan muamelesi bile görmüyorlar. Din adına bazı İslam ülkelerinde zevk almasınlar diye kadınlar sünnet ediliyor, İslam Ülkelerinden bir Allah’ın kulu da çıkıp da bunu önlemeye çalışmıyor. Çünkü kendileri de aynı zihniyete sahipler. Adamlar hala 1400 yıl önceki yaşam şartlarını dayatmaya çalışıyorlar. Din adına her gün yüzlerce insanı Allah’ın adını anarak gözlerini kırpmadan öldürüyorlar. Bunların en ufak bir şekilde insanlıkla alakası var mı? Bizdeki yobazlar da bunların adetlerini Türk Milletine din diyerek yutturmaya çalışıyor.

     Akıl, fikir ve izan sahibi herkesin uyanması lazım. Ben bunları gördükçe, okudukça, duydukça Mustafa Kemal’in askeri olmak için biraz daha bileniyorum. İnsanların aydınlanması için neler yapabilirim diye hep düşünüyorum, çevreme de  bunu anlatmaya çalışıyorum.

     Biliniz ki, ben ömrümün sonuna kadar Mustafa Kemal’in askeri olarak kalacağım.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları