18/08/2019

BOLU’NUN ÇEHRESİ DEĞİŞİYOR – 3

Nilgün ÖZERDOĞAN

Nilgün ÖZERDOĞAN
28 Eylül 2016

        Geçen haftadan devam ediyorum.

        …/.

        Taş kırma ve asfalt şantiyesinden Karacasu Yolu üzerinde bulunan seraya gitmek üzere yola çıktık. Karacasu yolu üzerinde bulunan seraya gitmeden önce Ayşe Hanım, minibüsü durdurarak bize Büyüksu Projesi hakkında bilgiler verdi. Büyüksu Köprüsü’nün hemen batısına set çekildiğini ve su biriktirmeye başlandığını ve projenin 1. Etabının tamamlandığını söyledi. Beton setin önünde su birikmeye başlamış, zamanla bu su daha da çoğalacak. Hatta geçen sene yerel gazetelerde “Bolu’ya deniz geliyor.” diyerek haberler yapılmıştı.

       Belediye Başkanımız Alaattin Bey gezi bitiminde bu proje hakkında slayt gösterileri eşliğinde detaylı bilgiler verdi. Büyüksu’nun bu köprüden itibaren şimdilik bir kilometre uzunluğundaki kenarlarına kum getirilerek, plajlar yapılacağını söyledi. Etrafında kafeler, çay bahçeleri, termal otellerin yapılması planlanıyor. Üniversite tarafına doğru yapılacak plana göre bu bölge süslü ağaçlarla ve çiçeklerle donatılacak. Karacasu’ya yapılacak termal oteller ve devre mülkler de bu projeye dahilmiş. İhtiyaca göre de proje büyüyecek. Gerçekten de planlanan görsellere göre, Bolu’nun değerine değer katacak ve Şehrimizin çehresini değiştirecek çok mükemmel bir çalışma olacak. Örneğin Eskişehir’deki Porsuk Çayı da eskiden pis kokan çöplük gibi bir yerdi. Şimdi plajları ile için gondollarla gezilen harika bir yer olmuş. Bizde niye olmasın? Bu güzel projenin bir an önce bitmesini merakla bekliyoruz.

       Buradan yakındaki Fidanlık Müdürlüğü’nün tam karşısına gelen seraya geçtik. Karacasu’ya giderken sol tarafta yer alan seranın ne kadar büyük bir alana yayıldığını dışarıdan göremiyorsunuz. İçine girince ve içerideki bitki çeşitliliğini görünce hayran kaldım. Ayşe Hanım, “Seramız bir laboratuvar gibi kullanılıyor. Unutulmaya yüz tutmuş Bolu’ya özgü bitkiler ve meyveler bu serada üretilip korunuyor. Bolu fındığı, Bolu armudu, kirk kirazı gibi. Şerafettin Erbayram’ın bu konuda bize çok büyük desteği var. Ayrıca turunç serasında mandalina üretmeye başladık. Endemik bahçemizi üniversite ile birlikte yapıyoruz. Daha önce Şehrimizi güzelleştirmek için diktiğimiz çiçekleri dışarıdan alıyorduk. Şimdi seramızda yetiştiriyoruz.” dedi.

       Seranın içinden çıkasım gelmedi. Doğayı, ağaçları, çiçekleri ve bitkileri çok sevdiğimden Belediyenin bu çalışmasına bayıldım. Zamanımız çok dar olduğundan tam anlamıyla bitkilerin, çiçeklerin ve ağaçların hepsini göremedim. Daha sonra tekrar uzun bir zaman diliminde tekrar burayı incelemek istiyorum. Seranın içinde kapalı alanlar var, bu alanlarda orkide bile yetiştirmişler. Çiçeklerle ve ağaçlarla Şehrimizin güzelleşmesine büyük katkıları var. Emeği geçen herkesi tebrik ediyorum.

        Hele Bolu’muzun Şerafettin Erbayram gibi büyük bir değeri var ki, O’nun kıymetini çok iyi bilmemiz lazım. Bu seraya da büyük destek ve fikir vermiş. Aynen Tema Vakfı Kurucusu Hayrettin Karaca gibi sadece Bolu’nun değil Türkiye’nin çok değerli bir insanı. Ziraat Yüksek Mühendisi olan Şerafettin Erbayram’ın tarım alanındaki çalışmaları Bolu’ya ve Ülkemize unutulmaz eserler kazandırıyor. Türkiye’nin ilk hindi tesisini kuran Şerafettin Bey, saanen keçisi, kurt üzümü, kabuksuz kabak çekirdeği üretimi gibi çalışmaları ile Bolu’muza da hep ilkleri yaşatıyor. Ülkemizde pek çok Ziraat Fakültesi var ve buralardan pek çok ziraat mühendisi mezun oluyor. Ama Şerafettin Bey gibi çalışanını ve üretenini hiç duymadım. Şerafettin Bey, Bolu’da daha yeni ne gibi bitkiler yetiştirebilirim, halka nasıl verimli üretim yaptırabilirim, kaybolan ve unutulmakta olan meyve ve sebzeleri nasıl gün yüzüne çıkarabilirim diyerek, aynen bir bilim adamı gibi tarımda yeni üretim alanları bulmak için çalışıyor. Kendisine buradan sağlıklı uzun ömürler ve başarılar dileyerek, Bolu’ya kazandırdıkları için teşekkür ediyorum.

      Serayı gezdikten sonra Belediye Başkan Yardımcımız Emine Davarcıoğlu’nun Proje Müdürlüğü’nü yaptığı Çayır Köyü’nde bulunan Bebek Meyve Ormanı’na gittik. Burası 100 dönümlük arazi içine kurulmuş inanılmaz güzel bir bahçe. İçinde her çeşit elma, armut, erik, ceviz, karpuz, kavun, salatalık, domates, kabak, biber, fasulye var. Ayşe Hanım bize burada üretilen karpuzlardan ikram etti. Karpuzun lezzeti öyle güzeldi ki, yerken tadına doyamadık. Bolu’da bu kadar lezzetli karpuzun yetişebileceğini düşünemezdik.

      Ayşe Hanım, “Her doğan çocuk için bir meyve ağacı dikiyoruz. Çocuk büyüdüğünde baba, hatta anne olduğunda çocuğu ile gelip buradan meyve yiyebilecekler. Aradaki boşlukları da karpuz ve kavun dikerek, domates, biber, salatalık, patlıcan, kabak gibi sebzeleri ekerek değerlendirmek istedik. Yetişen ürünler tamamen organik. İnsanlar buraya gelerek dalından koparıp istediği sebzeyi alabiliyor. Bolu’da karpuzun yetiştiğini göstermek, çiftçimize ön ayak olmak istedik.” diyerek bilgiler verdi.

       Bolu’da tarımla uğraşan çiftçilerimiz tarlalarına dönüşümlü olarak bir yıl patates, bir yıl buğday ekiyorlar. Patates genelde yapılan emekleri karşılamıyor, şans eseri arada dört beş sene bir para ediyor. Çiftçilerimiz her yıl hayal kırıklığına uğruyorlar. Bu yıl da patatesin fiyatı 20-25 kuruşlara kadar düşmüş. Onca emeğe yazık. Bir sürü para verip tohum alıyorlar, ekiyorlar, birkaç defa çapalıyorlar, suluyorlar, ilaçlıyorlar, büyüyünce tarladan topluyorlar, ayırıyorlar. Anlayacağınız aynen bir çocuk gibi bakarak çok emek veriyorlar.  Bir de bakıyorsunuz fiyatlar düşmüş, zarar etmişsiniz. Satamayınca da hayvanlara yem olarak veriliyor. Böyle olunca farklı ürün ekimini denemek lazım. Bu karpuz olabilir, başka bir şey olabilir. Önemli olan çiftçimizin yüzünün gülmesi ve yaptığı emeklerin karşılığını alması.

     …/.

    Haftaya devam edeceğim.  

1 yorum yapılmış

  • nderGkdemir28 Eylül 2016 • 21:37

    Nilgün hanım merhaba yazılarınızı takip ediyorum ve bir hevesle okuyorum .Bolu ya yapılan her yatırımı takdirle karşılar yapanlarıda ayakta alkışlarım. Yalnız sizden ricam şu soruyu sormanız ve cevabınızı bulmanız Bundan birkac yıl önce bolunun icine yapılan yatırımlar verilen sözler bolunun ici şöyle olacak böyle olacak diye.Peki söylenen sözlerle yapılan işler ve şuan Bolunun icinin son hali eğer şimdi yapılacak yatırımlarda böyle olacaksa sırf göst

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları