20/11/2018

Geyikli Park

Oğuz Ayvalı

Oğuz Ayvalı
14 Nisan 2016

Merhaba arkadaşlar nasılsınız? Bahar gelmişken havalar ısınıp insanı devamlı ''dur dışarı çıkayım''gibi düşüncelere

itmişken, ben de size bu hafta öyle ağır bir kitap değil gece yatmadan evvel bir saat okuyarak çok keyifli 

zaman geçirebileceğiniz bir kitap önermek istedim. Kitabımızın yazarı hepimizin yakından tanıdığı, o kendine

has anlatım biçimi olan ve katıldığı televizyon programlarında dahi sanki o anı yaşıyormuş gibi bize aktaran

İstanbul Oyuncak Müzesi'nin kurucusu Sunay Akın Beyefendi. Sunay Akın'ın daha önce Ay Hırsızı, Hayal kahramanları

kitaplarını okumuş biri olarak Geyikli Park'ı neden şimdiye kadar okumadığımı bir sorgulamadım değil çünkü

son kitabından bir önceki kitabı ve ilk basım tarihi Kasım, 2013. Öncelikle Geyikli Park'ın yayınevi Türkiye İş

Bankası Kültür Yayınları olmuş ve gayet de güzel olmuş. Çünkü o kadar güzel bir kapakla okuyucuya sunmuşlar ki

bu kitabımızı, insan takdir etmeden duramıyor. Hani her yazımda söylüyorum ve yine söylemekten çekinmeyeceğim

önemli bir nokta kapak unsuru. Eğer kapak güzel olursa bir şekilde okuyucuya ulaşıyor, hele bir de Geyikli Park gibi

muhtevası da gayet dolu olan bir kitapsa bu, o zaman işte kitap elden ele dolaşıyor diyebilirim. Muhteva demişken

size içeriği hakkında da biraz bilgi vermek isterim. Kitabımız salt bir roman değil öncelikle, yani bir iki karakterle

başlayıp sonucunda o karakterlerle olayı bitirmiyor tam aksine onlarca karakter var kitabımızda ve kısa kısa

tam 47 hikayeden oluşuyor.Fakat Sunay Akın'ı bilenler bilir bu 47 hikayenin hepsi birbirinden bağımsız gibi 

görünse de Sunay Bey bir şekilde ne yapıyor, ne ediyor bu hikayeleri birbirine bağlıyor. Tabi sonra bizden çıkan

tepki ''vay be'' oluyor. Kitabımız genel hatlarıyla Milli Mücadele yıllarına parmak basmış ve olayın direkt

içine sızmış. Yani bir Çanakkale Savaşı'nda kendinizi bulmanız işten bile değil ancak Çanakkale'den başladığınız

yolculuğa (adını vermeyeyim sizin içinde sürpriz olsun) başka başka diyarlara ulaşıyorsunuz. İşin en güzel 

noktası ise Çanakkale ve o ulaşacağınız yer bir yerde bir şekilde bağlanıyor.O kadar ustaca yapıyor ki bu işi

Sunay Akın zaten sizde kitabı okurken ''Hadi bakalım bu neyle bağlanacak?'' diye merak ediyorsunuz. İnsanoğlu

gerçekten meraklı bir yaratık o yüzden ''kitabı bir solukta okudum'' diyebilmemiz için bizde merak uyandırması

gerekiyor ve bu kitabımızda bunu fazlasıyla bulacağınızdan emin gibiyim. Kitabın içeriğinden devam edecek olursak

bazı hikayeleri eski zamanlardan kalma fotoğraflarla desteklemiş Sunay Akın ve bu da bize düşünsel ve görsel

anlamda çok iyi hissiyatlar uyandırıyor diyebilirim. Abartmak gibi olmasın ama bir fotoğrafa sadece 5 dakika baktım

 ondan sonra o fotoğrafın ışığında okumaya devam ettim. Arkadaşlar kitap hakkında söylenecek o kadar

çok güzel şey var ki aslında insan böyle kendi toprağından çıkan yazarların olmasından gurur duyuyor.

Bence kesinlikle yazarın bu kitabını hatta imkanınız varsa Ay hırsızı kitabını da almanızı çok isterim.

Haftaya bir başka kitapta görüşmek üzere,hoşçakalın...

Bolu KAMPÜS KIRTASİYE (ERHAN ÇİÇEK)'e bu yazı dizisi için gazetemize gösterdikleri ilgi sebebiyle teşekkür ederim...

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları