16/07/2019

SOSYAL SORUMLULUK VE ELGİNKAN VAKFI

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

11 Nisan 2016

Eğitimin ne kadar önemli olduğu tartışılmaz bir husustur. Eğitim bir kişinin hayatını sonsuz kılar. Önceki hayatları, yani tecrübeleri bize verir ve bizi de deneyim havuzuna katar. Çok yaşamak çok öğrenmek demektir. Çünkü öğrenilen her şey, başkasının ifade ettiği her bilgi başka bir hayatın aktarımıdır. Yaşamak eğitilmekse, deneyimin aktarıldığı eğitim buna ortam sağlar. Eğitimin önemini tüm insanlığın en başında ve en sonunda görebiliriz. Bir bebeğin annesinden öğrendiklerini düşünün. Bir ebeveyn de aslında çocuğunu eğitmek görevindedir. Bu yüzden aileler vardır. Bu yüzden toplumlar oluşmuştur. Eğitim ben’i biz yapan ve herkesi “kendisi” olduğu kadar “başkası” olmaya da götüren bir araçtır.

“Bana bir harf öğretenin, kırk yıl kölesi olurum” ,Hazreti Ali bu sözü söylerken ilmin bilginin ne kadar kıymetli olduğunu anlatmaya çalışmıştır.İnsanların en değerlisi ilim sahibi olanlardır.Bilgiye ulaşmak ve öğrenmek için onu istemek gerekir.İnsanların her zaman bilgiye aç olması öğrenme arzuları onları derece olarak ilerletmektedir.

Peygamber efendimiz İlim Çin’de olsa alınız demiş ve bu hadisi ile öğrenmenin teşviki yapılmıştır.

Kurumsal firmaların sosyal sorumluluk projeleri altında kurmuş oldukları eğitim kurumları, vakıflar ve dernekler ülkemizin gelişmesinde önemli bir pay sahibidir.

Bolu’muzun en değerli vakfı olan İzzet Baysal Vakfı ve Eserlerini anlatmak için artık kelimeler bile yetersiz gelmekte. Yine Bolu’muzun gözbebeği ve değerli bir eğitim kurumu ELGİNKAN VAKFI TEKNİK EĞİTİM MERKEZİ’nin katkıları çok önemli bir hususu arz etmektedir. Biz Bolu’lular ve Bolu’da yaşayan herkes bu vakfa sadece eğitimlerine katılarak destek verebiliyoruz. Bu vakıf bizden maddi destek beklemiyor. Sadece vermiş oldukları eğitimlere katılım beklemektedir. Öyle güzel ve değerli eğitimler ki; bugün para ile almaya kalkışsanız, maddi karşılığının çok yüksek olacağı eğitimler bunlar. Bizlerin ve Bolu’muzu yönetenlerin bu vakfın çalışmalarına destek olmamız çok önemli, bizden sonraki nesillerinde faydalanabilmesi için bu vakfın varlığı olmazsa olmazımız olmalıdır…  

Elginkan Vakfını tanıyalım;

Elginkan Topluluğu'nu kuran Elginkan ailesinin memleketi Manisa'dır. Elginkan soyadını taşıyan aile, anne Ümmehan Elginkan tarafından Saruhanlılara bağlıdır. Baba Ahmet Elginkan tarafından aile kökeni, bugün Bulgaristan hudutları içinde kalan Şumnu yakınlarındaki Rusçuk'tan gelmekte ve aile "Rusçuklu Necipzade" olarak bilinmektedir.

 İzmir'de kereste ticareti yapan ailenin 1924'de Hüseyin Ekrem, 1926'da da Hüseyin Cahit isimli oğulları doğar. Hüseyin Ekrem ve Hüseyin Cahit Elginkan kardeşlerin üniversite eğitimleri çalışma alanlarının belirlenmesinde ve Elginkan Topluluğu'nun temellerinin atılmasında önemli bir rol oynar.

 İstanbul Teknik Üniversitesi'nde eğitimlerini tamamlayan Hüseyin Ekrem Elginkan 1948'de Makine Yüksek Mühendisi, Hüseyin Cahit Elginkan ise 1950'de İnşaat Yüksek Mühendisi olarak mezun olurlar.

Ankara'da tamamladıkları yedek subaylık döneminden sonra Hüseyin Ekrem ve Hüseyin Cahit Elginkan kardeşler orada küçük büro hizmetleri ve tesisat projeleri yaparak, müteahhit olarak iş hayatına atılırlar. 1953'te müteahhitlik alanındaki çalışmalarını büyüten kardeşler Anadolu'ya açılan ilk müteahhitler olarak tanınırlar. 1957'de Ekrem, Cahit ve babaları Ahmet Elginkan'ın isimlerinin baş harflerinden alınarak isimlendirilen E.C.A. Presdöküm A.Ş.'yi tesis ederek sanayi alanına adım atarlar.

1954 yılında Anne Ümmehan Elginkan, Hüseyin Ekrem Elginkan ve Hüseyin Cahit Elginkan; Elginkan Vakfı'nın kurulma kararını alır; bu karar daha sonraki yıllarda çeşitli aşamaları takiben 1985'de hayata geçer. Türkiye’de yerleşik işletme gruplarında vakıf kurma ve/veya vakıflarla bağ kurma sıklıkla karşılaşılan bir uygulama olmamakla birlikte, Topluluğun yönetimini bir Vakıf aracılığı ile yapmak sıra dışı bir uygulama olarak görülmektedir.

Vakıf ile hedeflenen Elginkan Topluluğu'nun ebediyyen yaşaması ve milletine hizmet edebilmesidir.

Bugün çeşitli sektörlerde yaklaşık 3000 çalışanı ve 19 şirketi ile faaliyet gösteren Elginkan Topluluğu'nun kurucusu Sayın Hüseyin Ekrem Elginkan 2 Nisan 1999 tarihinde ebediyete intikal etmiştir. Hüseyin Ekrem Elginkan’ın, Türkiye Ekonomisindeki sanayileşme çabalarında önder rol üstlenmiş olmasının yanında, son yıllarda önemi giderek daha da anlaşılan Kurumsal Ahlak ve/veya Kurumsal Etik Değerler ile ilgili anlayışının da bizlere bırakılmış en önemli miras olduğunu düşünmekteler.

ELGİNKAN VAKFI MESLEKİ VE TEKNİK EĞİTİM MERKEZİNİN KURULUŞ AMAÇLARI

•         Üretim, kalite ve verimin artmasına katkıda bulunabilmek için sanayi kuruluşlarında çalışan elemanların, gelişen ve değişen teknoloji ile üretim şartlarına uyumlarını sağlamak amacı ile kurslar açmak,

•         İleri üretim teknolojilerinin tanıtımın sağlayarak sanayicinin gerçek ihtiyacı olan vasıflı elemanları yetiştirmek,

•         Organize sanayi bölgesindeki ve küçük sanayi sitesindeki sanayi kuruluşlarına mesleki eğitim hizmeti sunmak,

•         İşsiz ve mesleksiz gençleri, sanayinin ihtiyaç duyduğu vasıflı bir eleman olarak yetiştirmek, onların kendi işyerlerini kurabilmelerine veya alanlarında iş bulabilmelerine yardımcı olmak,

•         Araştırmacıları desteklemek,

•         İnsanlarımızın girişimcilik kabiliyetini ortaya çıkarmak ve geliştirmek.

Türk Sanayiinin en köklü topluluklarından birini kuran Elginkan Ailesi, yarım asırlık şirket kültürünün daha ilk yıllarında çok önemli bir karar almıştır:

“Vakıf kurarak, şirketlerden elde edilecek gelirlerle Türk insanının eğitimine ve kültürel gelişimine katkı sağlamak”

Bu karar, 1985 yılında Vakıf kurucuları Merhume Ümmehan Elginkan ve Merhum Hüseyin Ekrem Elginkan ile Elginkan Topluluğu’na bağlı 8 şirket tarafından yapılandırılarak hayata geçirilmiştir.

Elginkan Vakfı’nın aşağıda yer alan kuruluş amaçları, derin bir vefa duygusu, samimi bir sosyal sorumluluk bilinci taşır :

Kültür değerlerimizi, tarihimizde bizi büyüten örf, âdet ve manevi değerlerimizi ve Türkçemizi araştırmak, araştırmaları desteklemek, korumak, yaşatmak ve tanıtmak.

Bilim, teknoloji ve eğitim alanındaki faaliyetleri teşvik etmek.

Ülke sanayiinin ihtiyaç duyduğu vasıflı işgücü yetiştirilmesine ve bu suretle ülkenin istihdam imkanlarını artırıcı eğitim çalışmalarına katkıda bulunmak için okullar, eğitim kurumları açmak, işletmektir.

ELGİNKAN AİLESİ’ne Bolu’muza yapmış oldukları destekten dolayı müteşekkiriz.

“Okul sadece dört yanı duvarla çevrili, tepesinde dam olan yer değildir. Okul her yerdir. Sırasında bir orman, sırasında dağ başı. Öğrenmenin, bilginin var olduğu her yer okuldur. Okulda Yaşamayı, mücadele etmeyi, doğa ile savaşmayı öğrenirsiniz. Bilgili olmayı, en önemlisi kendinize karşı saygıyı öğrenirsiniz. Bu saydıklarım eğer bir okulda yoksa, orada sadece bir taş yığını vardır.

Sorularınız için: www.selmandogan.com.tr

selmandoganigu@gmail.com

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları