23/09/2019

ADNAN TÜFEKÇİ’NİN ARDINDAN – 6

Nilgün ÖZERDOĞAN

Nilgün ÖZERDOĞAN
16 Mart 2016

           Geçen haftadan devam ediyorum.

           …/.

           Adnan Tüfekçi’yi dostlarından, yakınlarından ve çevresindeki insanlardan dinledik. Bir de çalışanlarının gözünden O’nun hakkında ne düşünüyorlar ne söylüyorlar, bunu öğrenmek istedim.

           Türk Metal Sendikası Bolu Şubesi  Şube sekreteri Hakan Gülen ile görüştüm. Hakan Gülen, 1997 yılında Ardem Fabrikasında mavi yaka elemanı olarak işe başlamış. 4 yıl montaj bantlarında, 12 yıl üretim planlama yönetiminde çalışmış, son 4 yıldır da insan kaynaklarında çalışıyor. Türk Metal  Sendikasında 2 yıl işyeri baş temsilciliği, 4 yıldır da şube sekreteri olarak görev yapıyor.

           Hakan Gülen, Adnan Tüfekçi hakkında şunları anlattı:

           “Adnan Bey’in hem çalışanıydım, hem de benim babam gibiydi. Bunun yanında sırdaşımdı da. Sendika temsilcisi olunca, görev gereği günde 2-3 defa Adnan Bey’le görüşüyorduk. İşle ilgili, çalışanlarla ilgili sorunları her gün bir araya gelir, üzerinde  çalışırdık. Kendisi çözüm üreticisiydi, çok çabuk karar verir, hızlı biçimde sorunları çözerdi. Anlatmakla bitmez, yüzlerce olay yaşadım. O’nunla ilgili çok güzel anılarım var.

             Ardem’de 8 yıldır çalışan bir arkadaşımız vardı.  Kıdem tazminatını alıp ayrılmak istiyordu.  Artık eskisi gibi değil, kanunlar değiştiği için, çalışan kendisi ayrılırsa, işveren kıdem tazminatını vermeyebiliyor ve vermek de istemiyorlar.  Ayrıca çalışan kendisi işten ayrılıp kıdem tazminatını alırsa, diğer işçilere de kötü örnek oluyor. Bu sefer işçiler kıdem tazminatını alıp ayrılıyorlar, bu da işveren için çok sorun oluyor. 

           Bu arkadaşımızın oğlunun sağlık sorunları vardı. Doktorlar, çocuğun deniz seviyesinde yaşaması gerektiğini söylüyorlardı. Babası çocuğu, tedavi için Gürcistan’da bulunan mağaralara götürüyordu.  Çocuğun doktoru, deniz seviyesi olduğu için Antalya’da yaşamasını önermiş. Bu çalışanımız da tazminatını alıp, Antalya’ya gitmek istiyordu. Bu çalışan işyeri baş temsilcisi olarak bana geldi ve durumu anlattı. Ben de hemen Adnan Bey’in yanına gittim, konuyu ilettim. Adnan Bey, işi kendisi bıraktığı için ve diğer personellere de kötü örnek olur diyerek tazminat vermek istemedi.  Ardem’den gelen talimat da böyleydi. Adnan Bey ürün direktörü olduğu için tazminat verme hakkını kullanabilirdi. Ben çalışanın çocuğu yüzünden ayrılmak istediğini, bu durumda aslında çocuğu cezalandırmış olacağımızı söyledim.  Adnan Bey’le birbirimizi çok seviyorduk, babam gibiydi, ama bu yüzden tartıştık ve ben kapıyı örtüp çıktım. 2-3 dakika sonra dahili hattan beni aradı ve “Çabuk yanıma gel.” dedi.  İnsan kaynakları yöneticisini de çağırdı. İnsan kaynakları yöneticisine “İstanbul’u ara. Bu çalışanın haklarını verin. Kıdem tazminatı ve diğer haklarını benim verdirdiğimi söyleyin.” dedi.  Arkasından da “Bu olayı üçümüzden başka hiç kimse bilmeyecek. Eğer başkaları duyarsa sana olan güvenim sarsılır.” diyerek tembih etti.

         Bu olay 3 yıl önce oldu. Bu çalışanımız bütün haklarını alarak Antalya’ya yerleşti. Bunu  hiç kimse bilmedi ve ben ilk defa şu anda açıklıyorum.

         Çalışanlarla ilgili böyle o kadar çok olay var ki. Kimsenin hakkını yemezdi, işyeri için de aynı hassasiyeti gösterirdi. Bir hakem gibiydi, hem  çalışanın, he de işyerinin hakkını korurdu.

           Adnan Bey’le ilgili benim de çok özel bir durumum oldu. Eşim 2006 yılından beri rahatsızdı ve tedavi görüyordu. Pulmoner hipertansiyon (Sebebi bilinmeyen akciğer yetmezliği) hastasıydı. Tedavisi yok, ilaçla sadece ömrü uzuyor. Tek çözümü akciğer organ nakli. Akciğer nakli ise yalnızca Amerika ve Avusturya Viyana’da yapılabiliyor. Adnan Bey benim eşimin rahatsızlığını biliyordu. Artık eşim oksijen makinesine bağlı olarak yaşamaya başlamıştı. Akciğer organ nakli olmazsa yaşamını kaybedecekti. 

         Türkiye ve Avusturya’nın sağlık anlaşması varmış, 2011 yılına kadar Türk hastalar Viyana’ya gitmiş ve hastalara akciğer nakli yapılmış. 2011 yılında Avusturya Hükümeti bir yönetmelikle Türk hasta kabul etmemeye başlamış. Bu tarihten sonra Türkiye’den bu tip hastalar gidemeyince yaşamlarını yitirdiler. Biz de böyle bir umutsuzluk içinde bekliyorduk.”

         …/.

         Haftaya devam edeceğim.

1 yorum yapılmış

  • HakanGlen22 Mart 2016 • 17:36

    Mekanın Cennet olsun güzel insan.. Yaptığın iyilikler, ahirette karşına çıksın hakan..

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları