20/11/2018

SEZARYEN DE OLURUM NORMAL DE DOĞURURUM

Doç. Dr. Nebahat Gülcü BULUT

11 Mart 2016

Ne zaman bebeklerle ilgili sohbet ettiğimiz bir ortamda olsam ‘ilk çocuğum Sezaryen ikincisi normal doğum…’ dediğimde, genelde sıralamayı yanlış yaptığımı sanırlar ve düzeltmeye çalışırlar.  Bu yazımda ‘bir kere Sezaryen hep Sezaryen’ yaklaşımı ile ilgili güncel gelişmeleri kendi deneyimlerim ışığında paylaşmak istedim.

Halen gebe veya gebe kalmayı düşünen bir anne adayı olsam, internet Sezaryen sonrası doğum şekli konusunda ne diyor diye baktığımda, karşıma çıkan ilk haber Erzurum Üniversitesi akademisyenlerinden Prof.Dr Metin İngeç’e ait idi. Hocamız özetle; Sezaryen sonrası normal doğum (SSND) yapılabilmesi için önceki rahim kesisinin enine yapılmış olması, kemik kanalın geniş, bebeğin iri olmadığı durumda Sezaryen sonrası normal doğum (SSND)  yapılabileceğini, en korkulan risk olan rahim yırtılması ihtimalinin ise %0.5 olduğunu ifade etmişti.  Konuya uzak olanlar için bir anlamı olmayabilir ama bu beyan, ülkemiz tıp camiasının da kabul etmeye başladığı bir yeniliği ifade ediyor. Yani artık anne adayları bir defa Sezaryen ameliyatı oldu diye sonraki çocuklarını da Sezaryen ile doğurmak zorunda değil, normal doğum yapma fırsatı da tanınabilir.

İlk çocuğum olan kızım 2010 yılında dünyaya geldi. Eskiden beri bir annenin çocuğuna verebileceği emsalsiz (babalar tarafından asla verilemeyecek) iki hediye vardır diye düşünüyordum: 1. Normal doğum 2. Anne sütü. Düşüncemin ilk aşamasını gerçekleştirmek üzere normal doğum için takiplerim sürerken, doğuma bir hafta kala bebeğin başı dönmediği için hiç istemeden Sezaryen hazırlığına başladık. Doğum için verilen randevu saatine kadar bir olumlu bir gelişme olmadı ve maalesef ameliyat hazırlık odasına alındım. Ama o sırada ameliyathaneye gitmeden, yarım saat kadar şiddetli sancılar çektim. Bu sancılar sonradan öğrendiğim üzere ‘bebeğe saygılı Sezaryen’ kavramına uygun bir sezaryen yapıldığını bana müjdeliyordu. Yani bebeğin ne zaman doğacağına hekim veya anne değil, yine bebek kendisi karar vermiş oluyor, sadece bebeğe doğması için yardım edilmiş oluyordu. Sağlıkla bebeği kucağıma aldım ancak 4-5 ay beslenme sorunları ile mücadele ettim, kendime gelmem ise 40 günü buldu.

İki yıl sonra ikinci bebeğimiz oğlumun yolda olduğunu öğrendik. Bu kez de Sezaryen olmamak için zihnen kendimi hazırladım. Doğum yurtdışında gerçekleştiği için doktoru da normal doğumu denemeye ikna etmek zor olmadı. Bebeğin dünyaya gelişini maaile heyecanla takip ettikten sonra sağlıkla hastaneden ayrıldık. Bebekte ne emme sorunu oldu ne de mamaya erken başlamak sebebi ile kabızlık. Oğlum her yönü ile daha huzurlu bir bebeklik yaşadı. Doğum sonrası o kadar hızla ayağa kalktım ki, doğum sebebi ile birkaç gün katılamadığımız iftar yemeğinde beni gören arkadaşım, doğum yakın mı diye sorduğunda pusette uyumakta olan oğlumu gösterince çok şaşırmıştı.

Buradan annelere tavsiyem, bebeklerinin ruhen-bedenen sağlıklı, bağışıklık sistemi zayıflığına bağlı hastalıklardan uzak, yeterli süre anne sütü alabilen, barsakları iyi çalışan, kapasitesinin en üst seviyesinde çocuklar olmasını istiyorlarsa, hekimlerinin de desteği ile normal doğum yapmak için olabildiği kadar gayret etmeleridir. Tabii ki kolay değil ama annelik hamile olduğunu öğrenmekle başlıyor, doğumla taçlanıyor ve hiiiiiiiç bitmiyor!

 

İletişim: gulcune@yahoo.com.tr

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları