22/09/2019

İZZET BAYSAL ANISINA

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI
9 Mart 2016

İzzet Baysal, kelimelerle anlatılamayacak kadar değerli ve tevazu sahibi bir Bolu’muzun Mimarı’dır. Yaptıkları ve eserleri sayfalar dolusu almaktadır. Kendisi ise Türkiye’de ilklerin öncüsü olan işadamıdır. Kendisini ve önemli şahsiyetini bizzatihi yaşamış ve görmüş biriyim. Karaköy’de İzsal Han’da bulunan ofislerine burs almaya giderken, kendisi ile kısa süreli tanışma fırsatım olmuştu. Masası da kendisi gibi mütevazi idi. Lüks bir masası yoktu. Masasında sadece Facit çevirmeli hesap cihazı, sümen ve birkaç kalemden başka bir şey yoktu. Lüks ve pahalı materyallerin hiç biri masasında yoktu. Oğlum dedi “Sizler bizim geleceğimizsiniz, bu bursları sizlerin vatana millete hayırlı olmanız amacıyla karşılıksız veriyoruz. Ben zor şartlarda okudum, sizler bunları yaşamayın ve bu çalışmaların takipçisi olun. Muvaffakiyetler dilerim” dedi. Allah mekanını cennet eylesin! Dualarımız sizinle.

Bolumuzun Mimarı İzzet Baysal'ın hayat'a dair uygulanması çok kolay ve önemli öğütleri...

1.         Okumak için zaman bulmalıyız. Okuma: bilgi pınarıdır.

2.         Duaya zaman ayırmalıyız, son zamanlarımızda bize güç verecektir.

3.         Gülmeye zaman ayırmalıyız, gülmek ruhun müziğidir.

4.         Düşünmeye zaman ayırmalıyız, düşünce güç için kaynaktır.

5.         Her gün özeleştiri yapmalıyız.

6.         Sevmeye zaman ayırmalıyız, eğlenmek gençliğin sırrıdır.

7.         Zamanımızı iyi kullanmalıyız, çalışmalıyız, eğlenmek ve dinlenmek çalışanın hakkıdır.

8.         İşimizi iyi yapmalıyız, iyi iş kişiyi kendine saygın kılar.

9.         Vermeye zaman ayırmalıyız, verme günün aydınlığıdır.

10.       Karşılık beklemeden yardım etmek; insan olma mutluluğudur.

11.       Teşekküre zaman ayırmalıyız, teşekkür yaşam pastasının kremasıdır.

İzzet Baysal’ın tarif edilemeyecek özellikleri; Tasarrufa son derece önem verirdi. Hayatı boyunca israftan kaçmış ve tasarruf bilinci içinde yaşamıştır. O’nun tabağında yemek, bardağında su artırdığını göremezdiniz. Matbu evrakların arka yüzünü müsvedde olarak kullanmadan atmak, O’na göre israftır. O’na göre başarıya ulaşmanın yolu; azim, sabır, sebat, cesaret ve çalışmadır.

Randevu yerine herkesten önce gelirdi.

Her sabah gazetesini en ince teferruatına kadar okurdu. Ülke meseleleri ile yakından ilgilenirdi. Politikaya hiç karışmamıştır; fakat O’na göre ülkemiz için gerekenler yeterince yapılmamış ve de yapılmamaktadır.

Gençliğinde keman çalmış; yaşlılık günlerinde ise Büyükdere (Sarıyer)’deki evinin balkonuna oluşturduğu camlı mekanda tambur öğrenmeye çalışmıştır.

Türk Sanat Müziğine meraklıydı ve büyük Üstat Münir Nurettin SELÇUK’un neredeyse tüm plak ve kasetlerini defalarca dinlemekten hoşlanırdı.

Polisiye ve macera romanlarını okumayı, tiyatroya gitmeyi severdi. İstanbul Sanat ve Kültür Festivali’nin kurucularındandır.

Seyahati, bilhassa gemi ile seyahati daha çok severdi.

Bahçesi ile bizzat meşgul olurdu. Bir ara kanarya, daha sonraları sun’i ilkâhla orkide yetiştirmiştir.

Tevazu sahibiydi; bu kadar büyük hayırları yapmış olmasına rağmen kimse onun bunlarla övündüğünü görmemiştir.

Az konuşup, çok iş yapardı. Bilmediğini öğrenmek, O’nun en önemli vasfıydı.

Kafasına takılanı bilenine sormaktan çekinmezdi.Giyiminde titiz; yemesinde, içmesinde kanaatkar; gerek evinde gerek işinde tertipliydi.

O’na göre; para iyi bir dost, savaşılması gereken bir düşmandı. O nedenle O’nu yerinde ve zamanında kullanmasını bilmek gerekirdi; “İnsan paranın esiri olmamalıdır” derdi.

Dini inançları çok sağlamdı. Vakit namazlarını evinde veya iş yerinde kaçırmamaya çalışırdı. Vaktinde kılamadıklarını evinde kaza ederdi. Hac farizasi için yerine vekil göndermişti. İnanç konusundaki düşüncesi; Allah ile kul arasına kimsenin giremeyeceği yönündedir.

Akıl ve mantık adamıydı ve herşeyden önce “İnsan” kişi idi. Herkese saygılı, her görüşe değer verirdi. Küçük-büyük, zengin-fakir, tanıdık-tanımadık, demez herkese gönüllerini alarak yaklaşmasını bilirdi. Acaba onu “hayırseverlikte” herkesten farklı yapan bu “insanlığı” değil midir?

İzzet Baysal’a Eğitim ve Sağlığa yaptığı katkılardan dolayı Cumhurbaşkanlık Makamı tarafından iki defa şükran plaketi verilmiş, gerek Milli Eğitim Bakanlığı ve gerekse Sağlık Bakanlığı bu çalışmalarından dolayı Sayın Baysal’ı ödüllendirmişlerdir.

Üniversiteye yaptığı katkı ve yatırımlar nedeniyle T.C. T.B.M.M. tarafından 03.07.1992 tarihli ve 3837 sayılı kanunla bu devlet Üniversitesine “Abant İzzet Baysal Üniversitesi” ismi verilmiştir.

9.Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman DEMİREL, Bolu’da bir açılış töreninde bu Üniversiteyi “Arkasında güçlü bir Vakfın desteği bulunan ilk ve tek Devlet Üniversitesidir; bu örneğin tüm ülkeye yayılması gerekir” demiştir.

11.05.1993 tarihinde Abant İzzet Baysal Üniversitesi Senatosu, 28.05.1996 tarihinde ODTÜ Senatosu, 03.03.l997 tarihinde Mimar Sinan Üniversitesi Senatosu, 03.11.1997 tarihinde Hacettepe Üniversitesi Senatosu, 28.09.1998 tarihinde Anadolu Üniversitesi tarafından İzzet Baysal “Eğitimde Onursal Doktora payesi” ile ödüllendirilmiştir.

Bakanlar Kurulu’nca, 24.10.1983 tarih ve 2933 sayılı Madalya ve Nişanlar Kanunu’nun 2’nci maddesinin (c) bendi gereğince 4 Ekim 1994 tarihinde “T.C. Devlet Üstün Hizmet Madalyası” ile Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel tarafından onurlandırılmıştır.

İzzet Baysal Vakfı, 02.05.2006 tarihinde TBMM Üstün Hizmet Ödülü ile ödüllendirilen ilk vakıftır.

2007 Yılında Bolu Valiliğinin önderliğinde “İzzet Baysal Şükran Günleri Kültür, Sanat ve Turizm Festivali Yönergesi” hazırlanarak, kurum, kuruluş ve sivil toplum örgütlerinin görüşlerine sunulmuş, 07.11.2008 tarihinde imzalanarak yürürlüğe girmiştir. Yönergenin kabulünden sonra her sene Mayıs ayının 11,12 ve 13’üncü günlerinde 3 gün festival havasında kutlanacaktır. Her sene 11 Mayıs’tan itibaren bir hafta süre ile kutlamalar yapılmaktadır. 13 Mayıs 2012 tarihinde Bolu Ticaret ve Sanayi Odası tarafından yapılan toplantıda alınan karar gereği 2013 yılından itibaren bu kutlamalar Bolu Kent Konseyi tarafından organize edilecek ve Valilik, Belediye, ve Üniversite ile diğer kurum ve kuruluşlar gerekli desteği sağlayacaklardır.

İsmini taşıyan Üniversiteye anıt mezarının yapılmasına 11.11.1995 tarih ve 94/6273 sayılı bakanlar kurulu kararı ile onay verilmiştir.

Kendisine bunlardan hangisinin daha kıymetli olduğu sorulduğunda verdiği cevap çok anlamlıdır; “Halkımızın ve Gençlerimizin bakışlarında hissettiğim sevgi bunların hepsine bedeldir.”

Seni dualarla yad ediyoruz. Saygılarımla…

Sorularınız için: www.selmandogan.com.tr

selmandoganigu@gmail.com

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları