23/08/2019

TRABZON CENNETİN ASMA KATIDIR – 5

Nilgün ÖZERDOĞAN

25 Kasım 2015

Geçen haftadan devam ediyorum.

…/.

Trabzon tarihi İpek Yolu üzerinde yer aldığından pek çok uygarlığa ev sahipliği yapmış. Geçmişten günümüze yaşayan bu uygarlıklar, Trabzon'da çok güzel eserler bırakmışlar. Hepsini gezip göremedim. Gerçekten Trabzon'da tarih, doğa, spor, deniz ne ararsanız var. Kitaplar dolusu anlatılsa yine de eksik kalır. Trabzon'u bilenler eksik anlattığımı düşünebilirler, ben sadece gezip gördüklerimi yazıyorum.

Atatürk de Trabzon'a üç defa gelmiş ve mal varlığını Trabzon'da milletine bağışlamış. Atatürk ilk ziyaretini 1924 yılında Eylül ayında yapmış, kendisine ayrılan ve şu anda müze olan köşkte sadece 2-3 saat kalabilmiş. İkinci ziyaretini 1930 yılında Kasım ayında yapmış, yoğun işlerinden dolayı gündüz gelip gece yarısı ayrılmak zorunda kalmış. Tabi yine Trabzon'un en güzel binalarından olan köşkte ağırlanmış. Bu ikinci ziyaretinde Trabzon halkı, bu güzel köşkü hazineden satın alarak Atatürk'e hediye etmiş. En son da 1937 yılının Haziran ayında Trabzon'a gelerek, kendisine 1930 yılında hediye edilen köşkte 2 gün kalmış. Burayı ilginç kılan, bütün mal varlığını Türk Ulusuna armağan etme kararını burada vermiş olması. Ata'mız mal varlığının bir listesini hazırlayarak gereği için Başbakan'a Trabzon'dan göndermiş. Gönderirken de "İnsanın serveti manevi kişiliğinde olmalıdır. Mal ve mülk bana ağırlık veriyor. Bunları milletime vermekten ferahlık duyuyorum." demiştir.

Rehberimiz köşkü gezerken "Atatürk'ün kaldığı köşk yazlık bir köşk ve yazlık denince de akla biraz Şehirden uzak ve yüksek yerler geliyor. Yazın Trabzon'da çok nem olur. Biraz yükseklere çıkınca nem azalır. O nedenle burayı 19.yüzyıl başlarında Trabzon'a hakim Soğuksu sırtlarında Konstantin Kabayanidis tarafından yazlık olarak yaptırılmıştır. Avrupa ve Batı Rönesans mimarisinin etkilerini taşıyan binada büyük ve gösterişli Avrupa simgeleri kullanılmıştır. 1903 yılında yapılan köşkte Kabayanidis 12 yıl yaşamış ve mübadeleden sonra hazineye devrolmuştur. Atatürk mal varlığının tamamını ülkesine bağışlarken sadece çok sevdiği bu köşk ile Yalova'daki köşkü muaf tutmuş ve ölümünden sonra bu köşk kız kardeşi makbule Hanım'a kalmıştır. 1942 yılında da Trabzon Belediyesi tarafından Makbule Hanım'dan temsili olarak satın alınarak müze haline getirilmiştir." diye anlattı.

Köşkün ziyaretçileri o kadar çok ki, Ziyaretçiler arasında yabancı turistler ve Araplar da bir hayli fazlaydı. Üç Türk Lirasına girilen Atatürk Köşkü'nün çok ince detayları var. Şömine yandığında bütün odalar ısınıyormuş, sistem ona göre kurulmuş. Trabzon'a elektrik 1924 yılında gelmiş, bu köşkte ise önceden Jeneratör sistemi ile elektrik kullanılmış. Kalorifer petekleri bile dantel gibi ince desenlerle süslenmiş. Odaların ne amaçla kullanılacağı tavan süslemelerinde yer alıyor. Yemek Odasının tavanında meyve süslemeleri var, peteğin de ortası yemeklerin soğumaması için yemek kaplarını koyacak şekilde açılmış. Burada bütün eşyalar perdeler hariç orijinal ve çok şık. Ermeni ve gayrimüslim ustaların yaptığı bu evde su israfının olmaması için özel bir sistem kurulmuş. 3 katlı ahşap köşkte merdivenler birbirine geçmeli olarak yapılmış. Bütün odalar Atatürk resimleri ile süslenmiş.

Köşkün çalışma odasında Türkiye'de bir eşinin sadece Genelkurmayda olduğu çok büyük bir Türkiye Haritası var. Bir odanın duvarını boydan boya kaplayan ve o dönemde yapılmış inanılmaz detaylı ve çok değerli bu haritada tek tek bütün yerleşim yerlerinin isimleri var. Hatta en küçük köylerin bile adı var. Atatürk Dersim isyanını burada yönetmiş ve harita üzerinde kendi el yazıları ile notlar var.

Atatürk Köşkü'nün bahçesi de çok güzel dizayn edilmiş ve çiçeklerle süslenmiş. Bahçenin ortasında küçük bir süs havuzu var. Yalnız etrafında çok uzun çam ağaçları var ve köşkün etrafını adeta kapatmışlar, uzaktan bakınca köşk görünmüyor. Eskiden bu ağaçlar büyümeden önce Trabzon'dan görülebiliyormuş. Köşkün güvenlik görevlisi bu ağaçların 1938 yılında mahkumlar tarafından dikildiğini ve çam ağaçlarının cinsinin çok uzaması nedeniyle ağaç seçiminde hata yapıldığını söyledi. Gerçekten de Atatürk Köşkü'nün çevresine biraz daha kısa boylu ağaçlar dikilseydi uzaktan da bu beyaz boyalı şık köşk görülebilirdi. Bunun yanında köşkten Trabzon'a bakınca ağaçlardan başka hiçbir şey görünmüyor. O zaman düşünülememiş, oysa çok uzamayan ağaçlar seçilseydi, köşkün balkonlarından ve bahçesinden bakınca Trabzon'un o muhteşem manzarasını seyretmek de bir başka güzel olurdu.

…/.

Haftaya devam edeceğim.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları