26/05/2019

İŞ GÜVENLİĞİ’NDE PSİKOSOSYAL RİSK ETMENLERİ 2

Selman DOĞAN A SINIFI İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI

17 Kasım 2015

Psikososyal risk etmenleri, hayatımızda sürekli yaşadığımız ancak farkına varmadığımız pek çok unsuru barındırmaktadır. Bu etmenlerden bazıları aşağıdaki gibidir;

MOBBING: İşyerinde zorbalık ve duygusal taciz, ya da uluslararası kabul görmüş adıyla mobbing (bullying); bir kişinin ya da bir grubun hedef seçilmiş kişiye karşı uyguladıkları ısrarlı, sistematik, aşağılayıcı, hakir görücü, yıldırıcı, haksız söz ve davranışlardır.

Bu şekilde gücün kötüye kullanılması sonucu, hedef seçilen kişi kendini altüst olmuş, tehdit altında, dışlanmış, aşağılanmış ve yaralanmış hisseder, kendine olan güveni sarsılır, yeteneklerinden şüphe etmeye başlar ve büyük stres altında kalır. Aldığı yara türlü psikolojik rahatsızlıklara, bedensel hastalıklara yol açar, bazıları çalışamaz hale gelir.

Mobbingin belirleyici özellikleri:

kasıtlı olarak yapılması,

sistematik olarak tekrarlanması ve

uzun bir zamandan beri (en azından altı ay) devam ediyor olmasıdır.

Çalışmak, üretim yapmak, iş çevresinde yeni bir toplulukta değişik kişilerle sosyal ilişkilerde bulunmak, bir kişinin psikososyal sağlığı üzerinde olumlu etkiler yapar.

STRES İLE BAŞA ÇIKMA YOLLARI;

Kişisel Stres Yönetimi:

1. Gevşeme (nefes alma eg. meditasyon, zihinsel gevşeme)

2. Egzersiz (Haftada 3 kez 45'er dakika)

3. Diyet

4. Davranış değişiklikleri

Örgütsel Stres Yönetimi:

1. Denetim (işçinin işini denetleyebilmesi)

2. Katılım (Çalışanların örgüt içi bilgi akışına katılımları)

3. Özerklik (hiyerarşik yapı yerine çalışma ekiplerine sorumluluk)

4. Esnek çalışma programları (işverenler için de çekici işçilere de yüksek iş doyumu sağlayabilir)

Psikolojik taciz ile ilgili Başbakanlık genelgesi çıkarılmış olup, konunun hassasiyeti vurgulanmıştır.

GENELGE 2011/2, 19 Mart 2011 CUMARTESİ, Resmî Gazete Sayı : 27879, Başbakanlıktan

1.İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır.

2. Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır.

3. Toplu iş sözleşmelerine işyerinde psikolojik taciz vakalarının yaşanmaması için önleyici nitelikte hükümler konulmasına özen gösterilecektir.

4. Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır.

5. Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek, değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde Devlet Personel Başkanlığı, sivil toplum kuruluşları ve ilgili tarafların katılımıyla "Psikolojik Tacizle Mücadele Kurulu" kurulacaktır.

6. Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip en kısa sürede sonuçlandıracaktır.

7. Psikolojik taciz iddialarıyla ilgili yürütülen iş ve işlemlerde kişilerin özel yaşamlarının korunmasına azami özen gösterilecektir.

8. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Devlet Personel Başkanlığı ve sosyal taraflar, işyerlerinde psikolojik tacize yönelik farkındalık yaratmak amacıyla eğitim ve bilgilendirme toplantıları ile seminerler düzenleyeceklerdir.

Psikoteknik test

Kişilerin fizyolojik ve psikolojik tepkilerini değerlendirmeye yarayan bilimsel yöntemlerin tümüne PSİKOTEKNİK denir.

Öncelikle "İş Analizleri" yapılarak işin özellikleri belirlenir. Sonra bu işin/işlerin özelliklerine göre kişide aranacak yetenekler için psikolojik/psikoteknik test bataryaları oluşturulur.

Fizik muayene ve psikolojik/psikoteknik uygulamalardan sonra eleman seçimi yapılır.

Avrupa Birliği'nde 15 Ülkede 2000 yılllarında yapılan araştırmalarda;

160 milyon çalışan'da;

-%56 aşırı hızlı çalışma

- %60 belirli saate yetiştirme zorunluluğu

-%40 monoton çalışma

-%35 iş üzerinde "kontrol" yetkisi olmaması

Yakınmalar:

- %33 stres

-%28 sırt-bel ağrısı

-%23 omuz-boyun ağrısı

- %23 yorgunluk

-%15 baş ağrısı

Sonuçları ortaya çıkmıştır.

Araştırma sonuçlarında en fazla sözlü yakınmalar ise;

-Almanya: "iş yükü son yıllarda arttı %98

"çok uzun süre çalışıyorum" %85

-İspanya: "işim çok stresli" %32

-Avusturya: "işim çok stresli" %35

-Danimarka: "ruhsal çöküntü içindeyim" %8

- İngiltere: "çok / aşırı stresliyim" %20

-İsveç: "saate karşı yarışıyorum" %90

"öğle yemeği yiyemiyorum" %40

Şeklinde karşımıza çıkmıştır.

Sorularınız için: www.selmandogan.com.tr

selmandoganigu@gmail.com

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları