09/12/2019

TRABZON CENNETİN ASMA KATIDIR -1

Nilgün ÖZERDOĞAN

28 Ekim 2015

Doğu Karadeniz'in çalışkan, yiğit, cesur, fedakar, güçlü kadınları, Ülkemizin cennet köşelerinden Trabzon'u, "Dünya'da cennet yaratılmışsa, Trabzon bu cennetin asma katıdır. Trabzon alışkanlık yapar, bir gelen bir daha gelmek ister." diye tarif ettiler.

Gerçekten de 23 Ekim-25 Ekim 2015 tarihleri arasında Türkiye Odalar Borsalar Birliği TOBB Bolu İl Kadın Girişimciler Kurulu olarak, TOBB Trabzon İl Kadın Girişimciler Kurulu Karadeniz Bölge Toplantısı'na katılmak üzere Trabzon'a yaptığımız gezide Trabzon'a hayran kaldık. Trabzon'un Atatürk Köşkü, Sümela Manastırı, gölleri, yaylaları, yeşilin her tonunu içinde barındıran doğası ile çok güzel olduğunu duyuyordum. Televizyonlardan, yazılı basından buraların güzelliğini gördükçe, gidenlerden duydukça Doğu Karadeniz'in incisi olan bu güzel yöreyi görmeyi çok arzu ediyordum.

Bolu İl Kadın Girişimciler Kurulu Başkanı Orkide İka, üyelerden Emine Yüce, Nurhan Aydın, Elif Kayar, İfakat Fırat ve ben, 23 Mayıs 2015 Cuma günü sabah sekizde uçakla Sabiha Gökçe Havalimanından Trabzon Havalimanına indik. Trabzon KAGİK başkanı Hülya Ulusoy Hanımefendinin organizasyonu ile araçla havaalanından aldırdılar ve otele yerleştirdiler. Cuma günü Atatürk Köşkü, tarihi bedesten çarşısını gezdirdiler. Akşam meşhur Nihat Usta'nın Akçaabat köftesi ikram edildi.

Ertesi günü eski bakanlardan Faruk Nafız Özak, Trabzon'un iki milletvekili, Trabzon Valisi Abdil Celil Öz, Trabzon Belediye Başkanı Dr. Orhan Fevzi Gümrükçüoğlu, Trabzon Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı M.Şadan Eren, TTSO Yönetim Kurulu Başkanı M.Suat Hacısalihoğlu ve KAGİK Trabzon İl Başkanı Hülya Ulusoy'un katıldığı tüm gün süren toplantılar yapıldı. Bu toplantılara ayrıca Karadeniz Bölgesi'nin KAGİK Bölge Başkanı, Ankara'dan TSO'dan gelen kadın yöneticiler, Samsun, Kastamonu, Sinop, Ordu, Giresun, Bayburt, Rize, Artvin, Gümüşhane, Çorum, Tokat ve Bolu İllerinin KAGİK Başkanları ve kurul üyeleri katıldılar.

25 Ekim Pazar günü de oteldeki kahvaltıdan sonra yine Trabzon gezilerine devam edildi. Rehber eşliğinde Atatürk Köşkü gezildi. Ardından Sümela Manastırı'na gidildi, ancak restorasyonda olduğu için göremedik. Uzaktan da olsa görelim istedik, ancak sis bastırdığı için hiçbir şey göremedik. Dönüşte Maçka'da bulunan Sümer Restoranda öğle yemeği ve Zigana Geçidi civarında bulunan Hamsiköy'ün meşhur sütlaç ikramı yapıldı.

Bu toplantı ve gezi sırasında gördüklerimi ve izlenimlerimi detaylıca anlatacağım. Memleketimizin her yöresi ayrı bir güzellikte ve her yörenin öyle farklı özellikleri var ki. Gezip, görüp, incelemek lazım.

Bu toplantı vesilesi ile yaptığımız gezide Trabzon'un güzelliğinin yanında öyle tatlı, çalışkan, güler yüzlü, ülkem için, kadınlarımız için neler yapabiliriz diye çırpınan kadınlarımızı gördüm. O kadınlar ki evdeki işlerinin ve çocuklarının sorumlulukları, kendi iş yaşamlarının yanında, diğer kadınlara da nasıl destek olurum diye gece gündüz çalışıyorlar. Yılların verdiği ezilmişlik içinde, erkeklerin hep arka plana atmak istediği ve önlerinde hep bir set gibi durmasına rağmen kendi çabaları ile başarmış bu muhteşem kadınlar, şimdi diğer kadınların başarması, ekonomik gücünü elde etmesi adına devamlı bir arayış içindeler. Şimdi bu kadınlar diğer ezilen, maddi imkanı olmayan kadınların elinden tutmaya çalışıyorlar. Bir eşya gibi görülen kadınlarımıza rol model olarak meslek kazandırmaya, bir iş kurmaya teşvik ediyorlar. Birlikte iş yerleri açarak, kooperatifler kurarak, el emeği, göz nuru süs eşyaları, takılar, pasta, börek, dolma gibi ev yemeklerini satabilecekleri mekanlar yaparak gelir elde etmelerine çalışıyorlar. Bunların içinde çok başarılı örnekler de var.

Cumhuriyet dönemine kadar kadın ve erkeğin eşit olmadığı, seçme ve seçilme hakkının bulunmadığı, kadının erkeğe verilen mirasın yarısı kadar almaya layık görüldüğü, iki kadının şahitliğinin bir erkeğe eşit olduğu, bir erkeğin dört kadınla evlenmeye hakkı olduğu bir toplumdan, Yüce Atatürk'ün "Dünya'daki her şey kadının eseridir." diyerek kadın erkek eşitliğini Avrupa'dan bile önce biz kadınlara verdiği bir duruma geldik. Kadınlarımızın bazıları, bu hakları hiçbir çaba sarfetmeden elde ettikleri için bunun farkında bile değiller. Biraz Arap ülkelerinde yaşamaları lazım. Arap ülkelerinde bir kadın yanında erkek olmadan sokağa bile çıkamıyor.

İşte bu çalışkan ve elini taşın altına koyan akıllı kadınlar sayesinde ezilen kadınlarımız da zincirlerini kıracak. Toplumun yarısını oluşturan kadınları yok sayamazsınız. Ülkemizin çağdaş medeniyete ulaşması da ancak bu kadınlar sayesinde olacaktır.

Trabzon'da tanıdığım bu kadınlara hayran kaldım ve şu yaşadığımız olumsuz koşullarda geleceğe yönelik umutlarım arttı. Hele Hülya Ulusoy Hanım'la tanışma şansına sahip oldum ki, bu bile başlı başına benim için mükemmel bir örnek oldu.

…/.

Hataya devam edeceğim.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları