15/10/2019

BU ACILARI BİZ NİYE YAŞIYORUZ?

Nilgün ÖZERDOĞAN

13 Ekim 2015

Yine acı, yine göz yaşı, ülkemiz matem yerine döndü. Başkentimizin göbeğinde bomba patlıyor, 100'e yakın kişi parçalanarak ölüyor, yüzlerce yaralı var ve yaralıların çoğu da kolunu bacağını kaybetti. Üstüne üstlük her gün yine şehit haberleri geliyor. Acı acı üstüne, yürek dayanacak gibi değil. Satılmış kalemler de "Burası Ortadoğu ülkesi, bunlar normal." diyebiliyor.

Ülkemizde son yıllarda inanılmaz olaylar yaşanıyor. Hızla üçüncü dünya ülkesi olma yolunda ilerliyoruz. Türkiye tarihinin en acı olayları bu dönemde yaşanıyor. 301 madenci ölüyor, işin fıtratı oluyor, asansör düşüyor, 10'un üzerinde işçi ölüyor, yine önlem alınmıyor. Erkek dehşeti ile öldürülen kadınların yıllık sayısı artık binleri aşıyor, kimse kılını kıpırdatmıyor. Hangi birini sayalım?

Osmanlının küllerinden bir yıldız gibi doğan Cumhuriyet'imizin kıymetini bilmeyenler, hala Atatürk'e ve Cumhuriyet'imize dil uzatıyorlar. Bugünkü koltuklarını Atatürk ve Cumhuriyet'e borçlu olanlar, bu vatanın nasıl kurtarıldığını, ne yokluklar içinde savaşıldığını bilmiyorlar, ya da bilmezlikten geliyorlar. Ninelerine ve dedelerine sorsunlar, Çanakkale Savaşları'nda ve Kurtuluş Savaşı'nda çekilen yokluklar ne kadar feciydi. Hiç atların pisliklerinin içinden topladıkları arpa tanelerini toplayarak yediklerini duymuşlar mı? Çanakkale Savaşları'nda askerlerimizin yokluktan öğle yemeği yiyemediklerini, sabah ve akşam sadece ekmek, bazen de üzüm hoşafı ile karınlarını doyurduklarını biliyorlar mı?

Osmanlı zamanında Anadolu halkının sadece askere gidip şehit olduğunu ve kara sapanla çiftçilik yaptığını, en varlıklıların Rum ve Ermeni azınlıkları olduklarını, en güzel evlerde onların oturduklarını biliyorlar mı? Bir kere Türklüğü bile kabul etmemiş Osmanlı. Farsça, Arapça karışımı Osmanlıca diye bir dil icat etmişler, halktan kopuk, sadece sarayın konuştuğu bir dil. Halk bunların dilini bile anlamıyor. O zaman ki kitapları okumaya çalışın bakalım, anlayabiliyor musunuz? İlk Türk romanı olarak kabul edilen Sami Paşazade Sezai'nin yazdığı "Sergüzest" isimli bir roman okudum. Sanki başka bir milletin kitabı gibi Türkçeye çevirmişler, yoksa anlamanız mümkün değil.

Şimdilerde moda oldu, arabalara Atatürk'ün imzasını ve resmini yaptıranlara inat olsun diye Osmanlı tuğrasını yaptırıyorlar. Neyin peşinde koşuyorlar?

İşlerine gelince de Türkiye'nin büyük bir ülke olduğunu, dışarıdan büyüklüğünün daha iyi anlaşıldığını söyleyebiliyorlar. Atatürk sayesinde yoktan var edilen ülkemizin üretim rakamlarına, istatistiklere bir baksınlar bakalım. Osmanlı bir bir topraklarını, milyonlarca evladını savaşlarda şehit verirken üretim, okuma yazma oranı ve sosyal gelişmişlik rakamları nasıldı? Üstelik bu yoksul asil millet Cumhuriyet döneminde Osmanlı'nın dış ülkelerden borçlanarak haremlerde zevk sefa alemlerinde yedikleri borçları ödedi.

Son 13 yılda bir tane üretime yönelik bir fabrika yapıldı mı? Üstelik Cumhuriyet'imizin tüm kazanımları da özelleştirme diyerek dış ülkelere satıldı.

Türkiye bu konuma nasıl geldi, bugün Dünya'nın ilk 20 ekonomisi arasına nasıl girdi? Atatürk yönünü çağdaş medeniyetlere çevirdi ve ülkemizin üzerinde kara bulut gibi dolaşan yobazlığı, gericiliği, 1400 yıllık köhnemiş ve hiçbir geçerliği kalmamış kuralları bir yana bırakarak, çağdaş, modern ve hukukun üstünlüğüne dayalı modern Türkiye Cumhuriyet'ini kurdu. Adım adım devrimleri yaparak sosyal yaşamda, ekonomi alanında inanılmaz devrimler yaparak bu günlere gelindi. Osmanlı bu kadar iyiydi de niye yıkıldı o zaman? Osmanlı yapsaydı bu devrimleri.

Hayret ediyorum, Atatürk'e ve Cumhuriyet'e ne düşmanlarmış ama. Atatürk de bu devrimleri kendi çıkarına göre değil, en gelişmiş toplumların nasıl yükseldiklerine bakarak, araştırarak, okuyarak Türkiye Büyük Millet Meclisinde geçirerek yapmış. Atatürk'ün hiçbir kararı yok ki, Meclisten geçirmesin. Savaşta ve barışta daima TBMM'ten yetki alarak gerçekleştirmiş tüm yaptıklarını.

Modern Türkiye Cumhuriyeti kurulurken yer altına çekilen din elden gidiyor diye için için Cumhuriyet'in altına oya oya bugüne kadar geldiler. Bu adamlar kadın erkek eşitliğini kabul edebilir mi? Çünkü kadın onların nazarında bir eşya ve seks aracı. Adamlar kadın saçı görünce ve kadın eline değince bile kendilerini tutamıyorlar.

Osmanlı hayranları, Osmanlı'nın neden ve nasıl çöktüğünü, Anadolu'nun ne yokluklar çektiğini, Anadolu'ya yol, okul, hastane gibi hiçbir yatırımın yapılmadığını, Anadolu'daki garip Türk halkının sadece askere gidip öldüğünü ve kara sapanla boğaz tokluğuna çalıştığını bilmiyorlar. Bilseler bütün Dünyanın hayran olduğu, düşmanlarının bile saygı duyduğu Atatürk'e düşman olamazlar.

Konuşma yaparken her lafın başında "Kürdüyle, Türküyle, Lazıyla, Çerkeziyle…" diye başlamıyorlar mı bütün tüylerim diken diken oluyor. Cumhuriyet kurulalı beri bu kadar ayrıştırıcı, bu kadar ötekileştirici bir dil kullanılmamıştır. Bugüne kadar hiçbir şekilde arkadaşlarımızın, komşularımızın ırkını, dinini, mezhebini sormadık, hiç aklımıza böyle şeyler gelmedi. Ailelerimizden de böyle şeyler hiç öğrenmedik.

PKK emretti, T.C.ler kaldırıldı, Ne Mutlu Türküm Diyene kaldırıldı, Andımız kaldırıldı. Bunlar hiçbir Türk'ün hazmedemediği şeyler. Çoğu kişi bunları kabullenemediği için benim gibi Facebook'ta isminin önüne T.C. koydu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramı, 19 Mayıs Gençlik Bayramı, 30 Ağustos Zafer Bayramı, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlanmadı bu ülkede, yetkililer ya hasta oldular, ya da yurt dışına seyahate gittiler. O kadar içimizi acıtan olaylar oldu ki, hangi birini sayalım?

Şu yaşadığımız olaylar bir başka gelişmiş ülkede olsa sorumlu olanlar çoktan istifa etmişti. Utanmadan sıkılmadan suçu birbirlerinin üzerine atıyorlar. Sorumsuz sorumlular, bakalım daha kaç facianın olmasına seyirci kalacaklar?

Ben bu olanları gördükçe Ata'mızın çağları aşan ne kadar büyük bir lider olduğunu anlıyorum. İyi ki Atatürk gibi bir liderimiz olmuş, yoksa bugün ne hallerde olurduk bilemiyorum. Öngörüsüz yöneticilerin, Dünya siyasetini bilmeyenlerin, Sarıkamış faciasında 90 bin askerimizin yazlık giysilerle düşmana tek kurşun atamadan donarak ölmelerine sebep olmuşlardı. Tarihimiz, böyle yöneticiler yüzünden nice felaketlerle dolu. Bugün de çapsız politikacıların Ortadoğu'yu dizayn edeyim derken, vatan evlatlarının nasıl heder olduklarını içimiz sızlayarak izliyoruz.

1 yorum yapılmış

  • Melihayal22 Mayıs 2017 • 06:54

    Sizleri çok seviyoruz arcelik ailesi 25 haziran 2005 kızım tuana yaglinin dogum günüdür sizden kendimce 1.seçtiğim kızımın lik anneler günü hediyesini kutusunu sizlere gostermeyicok isterdim, Sizden ricam tuana yağlı adına arcelik tarafından yaptırılmış bir okul çantasının ng kargo ile ya da tuba balcı dan imzalı bir küçücük ev yapimi doğal üstten yapılmış pastadit Seni çok özledim tuba balcı

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.

Yazarın diğer yazıları