20/11/2019

"SURİYE'DE İNSANİ BİR TRAJEDİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ!"

1 Aralık 2013 - 00:00
"SURİYE'DE İNSANİ BİR TRAJEDİ İLE KARŞI KARŞIYAYIZ!"

Akdeniz Parlementer Asamblesi "Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı" İstanbul Shangri La Bosphourus Otel'de başladı. Topantının açılışını Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Komite Başkanı Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun yaptı.

HABER: ZEKERİYA ERCİVAN

Toplantıda ilk konuşmayı Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Türk Grubu BaşkanıProf. Dr. Zeynep Karahan Uslu yaptı. Uslu katılımcılara hitap ederken Suriye'de yaşanan insanlık dramına dikkat çekti ve Dünya'nın yaşanan zulme sessiz kaldığını ifade etti. Toplantı Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Komite Başkanı Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun 'un konuşması ile devam etti. Ercoşkun "Suriye'deki şiddet sarmalı etkisini gün geçtikçe daha da artırmaktadır. 110 binden fazla can kaybı, ülke içinde yerlerinden edilmiş 4 milyonu aşkın kişinin durumu, yardıma muhtaç kişilerin sayısının 7 milyona ulaşması, komşu ülkelere sığınan Suriyelilerin sayısının 2 milyonu aşması ve 100 milyar Dolara ulaşan ekonomik tahribat, vahametini artıran bir insani trajedi ile karşı karşıya olunduğunu göstermektedir" dedi.

SURİYE İÇİN BU GÜNE KADAR SOMUT ADIM ATILMADI

Prof. Dr. Zeynep Uslu toplantıda şu konuşmayı yaptı "Sizlerle birlikte bu toplantıda bulunmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Elbetteki ülkerlarası işbirliği için bu toplantılar önemli katkılar sunuyor.Burada orataya çıkan kararları kendi ülkemizde aktarabilmemizde bir diğer açıdan çok önemli. Özellikle ekonomik anlamda yapılan çalışmalarla ilgili işbirliğinidedeğerlendirecek olursak bizim için mihenktaşı diyebileceğimiz bir öneme sahip.Ülkemiz bildiğiniz gibi üyelik sürecindeolan bir ülke. 3 yıl aradan sonra 22 numaraları bölgesel politika ve yapısal araçların koordinasyona açılmış olması böyle bir ilerlemenin her ne kadar geliştirilmiş olmasına rağmen Türkiye ile mukayese edilemeyecek bir çok ülkenin tam üyelik sıfatına haiz olmasını halen yeterince adil bir bakışın olmadığını Kuzey ve Güney arasında değerlendirme kriterlerinin halen mevcut olmadığının açık bir örneği olduğunu düşünüyorum. Bir çok konuda yaşanacak dönüşümle ilgili biz parlemenetrelere önemli görevlerin düştüğünü söylemeliyim. Akdeniz'in kanayan yarası durumunda olan Suriye için bu güne kadar somut hiç bir adımın atılmamış olması başta Birleşmiş milletler, Avrupa Birliği ve NATOolmak üzere adeta konuya sırt çeviren bir çok uluslaarası kuruluşun olduğunu görüyoruz. Ülkemizde yaklaşık 600 Bin mülteci barınmaktadır. Bu mültecilerin 200 Bin'den fazlası devletimizin koruması altında mülteci kamplarında barınmaktadır. Ben burada en fazla mülteciyi barındıran Şanlıurfa şehrinin temsilcisiyim. Biz elbetteki bize sığınan bu insanlara ev sahipliği yapmaya devam edeceğiz ancak Avrupa Birliği'nin sorun çözücü durumundan çok, yaşanan insanlık dramına politik çıkarlara endeksli olmadan sadece insanlık adına duyarlılık göstermesi gerçeten çok önemli olduğunu düşünüyorum" dedi.

ORTAK ÇÖZÜM BULMAK ZORUNDAYIZ

Akdeniz İçin Birlik Parlamenter Asamblesi Komite Başkanı Bolu Milletvekili Ali Ercoşkun katılımcılara şu sözlerle seslendi "Sözlerime başlarken, Akdeniz için Birlik Parlamenterler Asamblesi Ekonomik ve Mali Konular, Sosyal İşler ve Eğitim Komitesi Toplantısı vesilesiyle sizlerle olmaktan memnuniyet duyduğumu belirtiyor ve sizleri şahsım ve ülkem adına saygıyla selamlıyorum.

Özellikle yurt dışından İstanbul'a gelen siz kıymetli misafirlerimize hoş geldiniz diyorum. Üç imparatorluğa başkentlik yapmış İstanbul'da bulunmak sizleri mutlu edecektir. İstanbul kendine has coğrafi konumuyla, güzelliğiyle, tarihi zenginliğiyle Türkiye'ye gerçekten çok büyük zenginlik katan bir şehirdir. Bu şehirde geçirdiğiniz zamandan çok büyük keyif alacağınızı umut ediyorum.

Konuşmama başlamadan önce, Filistin Temsilcisi Sayın İbrahim Abu Ayyash'ın yaşamını yitirmesinden duyduğum derin üzüntüyü ifade ederek Filistinli dostlarımıza baş sağlığı dileklerimi sunuyorum.

Temmuz ayında Ürdün'de yapılan Başkanlık Divanı toplantısı ve göstermiş oldukları misafirperverlik için Ürdünlü meslektaşlarıma teşekkürlerimi ileterek, söz konusu toplantıda kararlaştırıldığı üzere toplantımızın iki ana gündem maddesi bulunduğunu belirtmek isterim. Şu anda gerçekleştirmekte olduğumuz ilk oturumda "Küçük ve Orta Ölçekli İşletmelerin (KOBİ) Finansmanı" konusu görüşülecektir.

KOBİ'ler, küreselleşmenin yarattığı şiddetli rekabet ortamında ulusal ekonomilerin gelişmesi ve korunması bakımından önemli bir işlev üstlenmektedirler.

Akdeniz Havzası'nda ve Ortadoğu'da devam edegelen değişim ve dönüşüm süreci bağlamında KOBİ'ler; söz konusu coğrafyada işsizliğin azaltılması ve yeni istihdam alanlarının yaratılmasında oynadıkları rolleri, dengeli ekonomik ve sosyal kalkınmanın sağlanması ve sürdürülmesine yaptıkları olumlu katkıları ve piyasa koşullarında meydana gelen değişmelere hızlı uyum sağlayabilen esnek üretim yapısına sahip olmaları itibariyle etkili bir rol oynamaktadırlar. Bunun yanı sıra, taşıdıkları yerellik ve orta sınıfı güçlendirme gibi nitelikleri, KOBİ'leri sosyal açıdan da önemli kılmaktadır.

Öğleden sonraki oturumda ise "Mikrofinans ve Akdeniz'deki Rolü" konusu görüşülecektir. Mikro kredinin özellikle kadınlara iş fırsatı yarattığı ve onları ekonomik açıdan güçlendirdiği göz önüne alındığında, mikrofinans yatırımlarının, zorlu demokratikleşme süreci iniş ve çıkışlarının yaşandığı bölge ülkeleri için kadın erkek eşitliği ve istihdam olanaklarının oluşturulmasında etkili bir politika önceliği olduğu ortaya çıkmaktadır.

Ek olarak, kalkınma meselesine baktığımızda ise konunun sadece ekonomik çerçeveyle sınırlanmadığını görüyoruz. Kalkınmanın üretim sürecine katılım kadar bireyin kendini geliştirmesi için gerekli tüm eğitim, kültür, sağlık ve sosyal hizmetlere de erişiminin sağlanması ile ölçüldüğü dikkate alınırsa, kadınların erkeklerle eşit olarak tüm kurumlara erişiminin sağlanması ve toplumsal dönüşüm ve gelişimin sağlanması için ne ölçüde önemli bir konu olduğu anlaşılmış olur.

Çok değerli konuşmacılarımızın da katkılarıyla adil ve sürdürülebilir bir ekonomik sistem oluşturmak açısından önemi yadsınamaz olan bu konularda siz değerli üyelerimizin muazzam katkılarının olacağını düşünüyorum.

Oturuma başlamadan önce ifade etmek istediğim son husus da şu ki, Suriye'deki şiddet sarmalı etkisini gün geçtikçe daha da artırmaktadır. 110 binden fazla can kaybı, ülke içinde yerlerinden edilmiş 4 milyonu aşkın kişinin durumu, yardıma muhtaç kişilerin sayısının 7 milyona ulaşması, komşu ülkelere sığınan Suriyelilerin sayısının 2 milyonu aşması ve 100 milyar Dolara ulaşan ekonomik tahribat, vahametini artıran bir insani trajedi ile karşı karşıya olunduğunu göstermektedir.

Ülkemizde barınma merkezlerinde misafir edilen ve şehirlerde kendi imkânlarıyla ikamet eden Suriyelilerin sayısı 600 bini, bu çerçevede yapılan harcamalar ise 2 milyar Doları aşmıştır.

Öte yandan, Suriye'de meydana gelen olaylar çerçevesinde, ülkemizdeki barınma merkezlerine gelen Suriyelilerin sayısı 19 Kasım 2013 itibariyle toplam 409.893'dür. İçlerinden 205.897 kişi gönüllü olarak geri dönmüştür. Halen toplam 203.996 Suriyeli 10 ilimizde kurulan barınma merkezlerinde kalmaktadır. Bu kişilerin temel ihtiyaçları Kızılay ve bazı STK'lar tarafından karşılanmaktadır.

Kurulan konteynerkent ve çadırkentlerde tüm koordinasyon; ulusal ve uluslararası her türlü afet ve acil durumda olduğu gibi, Suriye'den gelen misafirlerle ilgili olarak da sorumlu kurum olan Başbakanlık AFAD tarafından sağlanmaktadır.

İlgili bakanlık, kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Kızılay'ınca çadır kentlerde ve konteyner kentte barınma, yiyecek, sağlık, güvenlik, sosyal aktivite, eğitim, ibadet, tercümanlık, haberleşme, bankacılık ve diğer hizmetler verilmektedir.

Kamplarda; okul, cami, ticaret, polis ve sağlık merkezi, basın brifing birimi, çocuk oyun alanları, televizyon izleme üniteleri, market, biçki-dikiş kursları, su deposu, arıtma merkezi, trafo ve jeneratör gibi donatılar yer almaktadır.

Yürütülen eğitim ve sağlık hizmetleri kapsamında 693 derslikte toplam 45.696 çocuk ve gence eğitim verilmektedir. 19 Kasım 2013 itibariyle kamplardaki sahra hastanelerimizde ve mobil sağlık ünitelerimizde 9.259 poliklinik hizmeti gerçekleştirilmiştir. Kamplarımızda bugüne kadar 7.039 doğum gerçekleşmiş olup, toplam gerçekleşen poliklinik hizmeti sayısı 2 milyona yaklaşmaktadır.

Son olarak vurgulamak isterim ki, ülkemiz, Suriye'nin inşası ve ekonomik kalkınması alanında geçiş dönemi ve sonrası için acil etki önlemleri konusundaki önceliklerin belirlenmesi çalışmalarına da aktif katkı sağlamaktadır. Belirtmek isterim ki, Suriye'deki durum her geçen gün kötüleşmektedir ve insani felaketin komşu ülkelerin kendi kapasiteleriyle başa çıkabileceğinin ötesine geçmektedir, bu bağlamda uluslararası toplum tarafından kolektif bir yaklaşım ve ortak hareket gerekmektedir.

Sayın Üyeler toplantımızın verimli geçmesini temenni ediyorum ve hepinize teşekkürlerimi sunuyorum.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorum yapan siz olun!

Yorum yazın

İsim (Gerekli)
Yorumunuz (Gerekli)

Sayfada yer alan yorumlar kişiye ait görüşlerdir. Yapılan yorumlardan sitemiz hiçbir şekilde sorumlu değildir.